Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/6346 E. 2012/3544 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/6346 E. 2012/3544 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/6346 E. 2012/3544 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2010/6346
Karar
2012/3544
Karar tarihi
14 Mart 2012
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Bilişim suçu, emniyeti suistimal

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2010/6346 E.  ,  2012/3544 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim suçu, emniyeti suistimal
HÜKÜM : 1- Emniyeti suistimal suçundan; CMK.nun 223/2. maddesi gereğince; sanıkların ayrı ayrı beraatlerine.
2- Bilişim suçundan: TCK.nun 525/b-2, 72, 647/4-5 maddeleri gereğince; 3628 YTL adli para cezası.

Müşteki ...'ın 22.04.2004 tarihli celsede davaya katılmasına karar verildiği ve yokluğunda verilen gerekçeli kararın kendisine 30.11.2007 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen temyiz talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bu müştekinin davaya katılmasına imkan tanınmadığından bahisle bozma yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
I-Sanıklar hakkında emniyeti suistimal suçu nedeniyle kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; "emniyeti suistimal" suçundan doğrudan doğruya zarar gören şikayetçi ...'ın 13.10.2003 havale tarihli dilekçesiyle yaptığı vaki katılma istemi hakkında herhangi bir karar verilmemesi yasaya aykırı ise de; suçtan zarar gören şikayetçinin yargılama sırasındaki katılma talebi ve temyiz dilekçesi kapsamına göre 5271 sayılı CMK'nun 237/2. maddesi gereğince davaya katılan, dosyadaki vekaletname uyarınca avukat .....'nın katılan vekili olarak kabulüne karar verilip gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, temyiz yolu başvuru mercii ve şekillerinin gösterilmediği anlaşıldığından, katılan ... vekilinin aracılığıyla verdiği 29.01.2008 havale tarihli temyizi süresinde kabul edilip, katılan ... vekilinin temyiz itirazları ile birlikte yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen "emniyeti suistimal" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son usul işlemi olan 11.09.2003 sorgu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılanlar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanıklar hakkında "bilişim" suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen, katılan ... vekilinin ve sanıklar ... ile ... müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanıkların ... ATM'nin çalışmasındaki aksaklığı fark ederek, çeşitli zamanlarda para çekme işlemi sırasında ATM'ye fiziki müdahalede bulunmak suretiyle cihazın para bloke edilmiş gibi işlem görmesini sağlayıp, çektikleri paranın hesaptan düşmesini engelleyerek menfaat elde ettiklerinin iddia ve kabul olunması karşısında eylemlerinin 765 sayılı TCK'nun 525/b-1 (5237 sayılı TCK'nun 244/4) maddesindeki "bilişim sistemini engellemek veya yanlış biçimde çalışmasını sağlamak suretiyle yarar sağlamak" suçuna uygun bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde 765 sayılı TCK'nun 525/b-2. maddesinden hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini
2-Sanıkların eylemlerini çeşitli zamanlarda gerçekleştirdikleri gözetilmeksizin şartları bulunduğu halde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, yasaya aykırı,
3-Kabule göre de; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince sanıklar hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş katılan ... vekiliyle sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1081236000
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.