Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/3835 E. 2010/8534 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/3835 E. 2010/8534 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/3835 E. 2010/8534 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2010/3835
Karar
2010/8534
Karar tarihi
13 Temmuz 2010
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Dolandırıcılık

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2010/3835 E.  ,  2010/8534 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : 765 sayılı TCk.nun 504/3, 522 md. 2 yıl 4 ay hapis ve 22.166 YTL apc

Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Dolandırıcılık suçunda unsur olan hile ve desisenin, gerçek kişiye yönelmesi ve gerçek kişinin hataya düşürülerek kendi veya bir başkasının mal varlığı aleyhine, sanık veya bir başkasının lehine bir işlemde bulunmaya yöneltilmesi ve bu işlem sonucunda kendine veya başkalarının yararına haksız bir menfaat sağlanması gerekli olup, somut olayda; sanığın suç tarihinde haksız ele geçirdiği kredi kartı ile sahibi olduğu üye işyerindeki P.O.S. cihazından geçirerek, gerçek bir alış veriş olmadığı halde yapılmış gibi gerçeğe aykırı şekilde üretilen slibi katılan bankaya ibraz ederek haksız menfaat sağladığının iddia ve kabul olunmasına göre, gerçek kişiye yöneltilen hile bulunmadığından eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK. nun 525/b-2. maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 245/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilerek, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca her iki TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı ele alınarak cezanın artırım ve indirimine ilişkin maddeleri somut olarak kararın gerekçe bölümünde tartışılarak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, suçun nitelendirilmesinde hataya düşülerek 765 sayılı TCK. nun 504/3 ve 522. maddeleri ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı, 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1102942800
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.