Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/2759 E. 2012/4304 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/2759 E. 2012/4304 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/2759 E. 2012/4304 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2010/2759
Karar
2012/4304
Karar tarihi
28 Mart 2012
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Güveni kötüye kullanmak, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2010/2759 E.  ,  2012/4304 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanmak, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : 1- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 245/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 1.000 YTL apc (ayrıca TCK'nun 53/1-2. maddeleri)

I- Sanık hakkında "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçundan kurulan hükme yönelen sanığın temyiz itirazlarının incelemesinde;
5237 sayılı TCK'nun 245/1. maddesinde "başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse... kart sahibinin... rızası olmaksızın bunu kullanarak... yarar sağlarsa..." şeklinde tarif edilen eylemin özel olarak düzenlenmiş olması nedeniyle tebliğnamedeki sanığın eyleminin kül halinde "güveni kötüye kullanmak" suçunu oluşturduğu yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, sanığın oluşa uygun sübut bulan; suç tarihinde katılana ait kredi kartıyla onun rızası dışında bankamatikten iki kez nakit para çekmekten ibaret eyleminde koşulları bulunduğu halde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın atılı suçu işlemediğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında TCK'nun 245/1. maddesi gereğince hükmolunan hapis cezası asgari hadden tayin olunduğu halde hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak 60 gün olarak tayini,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK.nun 245/1. maddesi gereğince belirlenen temel adli para cezasının 5 güne, aynı Yasanın 62. maddesi gereğince 4 güne, TCK'nun 52. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL’ den hesaplanarak belirlenen sonuç adli para cezasının 80,00 TL’ye indirilmesi suretiyle sair yönleri eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında "güveni kötüye kullanma" suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında TCK'nun 155/2. maddesi gereğince hükmolunan hapis cezası asgari hadden tayin olunduğu halde hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan uzaklaşılarak 60 gün olarak tayini,
2- 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1081271100
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.