İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/1652 E. 2012/19030 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2010/1652
- Karar
- 2012/19030
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Banka ve kredi kartı sahteciliği, sahte oluşturulmuş banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak, resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, iftira
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2010/1652 E. , 2012/19030 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka ve kredi kartı sahteciliği, sahte oluşturulmuş banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak, resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, iftira
HÜKÜM : 1) Sanıkların TCK'nun 245/2, 62/1, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis, 80.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına;
I-Sanıklar ... ve ... hakkında "banka ve kredi kartı sahteciliği", "sahte oluşturulmuş banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak", "resmi belgede sahtecilik" suçlarından ve sanık ... hakkında ayrıca "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanıklar ... ve ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek 2 tanesi Bank One, 1 tanesi Californiya Bank ve 1 tanesi de NWA Federal Credit Union bankalarına ait sahte oluşturulmuş banka ve kredi kartlarını satın alıp bunlardan Bank One'a ait 4388 5230 2017 8450 numaralı kredi kartını ve California Bank'a ait 4730 6344 0159 9498 numaralı banka kartını 4 farklı işyerinde kullanarak yarar sağladıkları ve yarar sağlamaya çalıştıkları anlaşılmakla, banka ve kredi kartı sahteciliği ve sahte oluşturulmuş banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak suçunun mağdurunun kartı çıkaran ilgili banka olduğu cihetle; sanıkların biri zincirleme biçimde olmak üzere üç kez TCK'nun 245/2 ve biri zincirleme biçimde 2 kez TCK'nun 245/3. maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi, sanıklar hakkında TCK'nun 245/3. maddesinde hapis cezası yanında temel ceza olarak öngörülen adli para cezasına hükmolunmaması, sanık ... hakkında müşterek faili olduğu tamamlanan
suçların da bulunduğu gözetilmeden teşebbüs hükümlerinin uygulanması, tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, tebliğnamedeki sanıklar hakkında sahte sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı kullanmak suçlarından kamu davası açılabileceği görüşüne zaten bu suçlardan dava açılıp hüküm kurulduğu anlaşılmakla katılınmamış ve TCK'nun 245/2. maddesindeki suçun aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki suçun unsuru veya ağırlatıcı sebebi olmaması nedeniyle koşullarının bulunması durumunda her iki suçun da bağımsız olarak oluşacağı, dosya içerisinde bulunan Bankalararası Kart Merkezi'nin 01.08.2006 gün ve BKM/İPG/ 2006-1480 sayılı raporundan suça konu kartlarının başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek üretilmiş banka ve kredi kartları olduğunun anlaşıldığı, sanık ...'ın işlediği suç nedeniyle yakalandığında adli makamlara önce ... kimliğini daha sonra da Cengiz Özcan kimlik bilgisini verdiği, diğer sanık ...'ın ihbarı ve yapılan soruşturma sonucunda gerçek kimlik bilgisinin tespit edildiği, pişmanlıkta bulunup iftirasından dönmediği anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak olunmamıştır.
Daha önce kasıtlı suçtan kesinleşmiş mahkumiyetleri bulunması nedeniyle karar tarihinden sonra 08.02.2008 günü yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
"Resmi belgede sahtecilik" ve "banka ve kredi kartı sahteciliği", "sahte oluşturulmuş banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak" suçları bakımından suça konu sahte nüfus cüzdanı, sürücü belgesi ve kredi kartlarının dosyada delil olarak saklanması yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, "resmi belgede sahtecilik" ve "banka ve kredi kartı sahteciliği", "sahte oluşturulmuş banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak" suçları bakımından müsadereye ilişkin bölüm hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "Adli Emanetin 2006/58 sırasında kayıtlı sahte sürücü belgesi, nüfus cüzdanı ve kredi kartlarının dosyada delil olara saklanmasına" denilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK, sanık ... hakkında "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçundan kurulan hükmün ise DOĞRUDAN ONANMASINA
II-Sanık ... hakkında "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince :
TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için failin önce bir suç işlemesi daha sonra bu suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla adli makamlara başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini vermesi gerekmektedir. Bir suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında başkasına ait kimliğin veya kimlik bilgilerinin kullanılması koşullarının bulunması durumunda sahtecilik, dolandırıcılık gibi suçları oluşturabilir ise de fail şüpheli veya sanık statüsünde adli makamlara kimliğini yalan beyan etmediği müddetçe "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçu oluşmaz.
Somut olayda; sanığın sahte sürücü belgesi ve kredi kartı ile alışveriş yapmak isterken yakalandığında polis memurlarına derhal gerçek kimliğini beyan ettiği anlaşılmakla; açıklanan gerekçelerle "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1087665300