Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/15547 E. 2012/290 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/15547 E. 2012/290 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/15547 E. 2012/290 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2010/15547
Karar
2012/290
Karar tarihi
12 Ocak 2012
Kaynakta belirtilen suç(lar)
5464 sayılı Kanuna Muhalefet (Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan yürütülen davada değişen suç vasfına göre)

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2010/15547 E.  ,  2012/290 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5464 sayılı Kanuna Muhalefet (Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan yürütülen davada değişen suç vasfına göre)
HÜKÜM : 5464 sayılı Kanunun 37/2. maddesi ile 5237 sayılı K.nun 62, 51/1, 51/3. maddeleri gereğince erteli 10 ay hapis cezası ve 1 yıl denetim süresi

Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin 05.09.2004 olarak mahallinde mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
I- Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 01.02.2011 gün ve 2010/244 esas, 2011/14 sayılı kararında da açıklandığı üzere; katılan vekilinin yüzüne karşı verilen 28.10.2008 tarih 2006/209 esas ve 2008/285 karar sayılı kararda temyiz süresinin hazır olanlar için tefhim ile başlayacağının açıkça belirtildiği, mahkeme kararında yasa yoluna başvuru şeklinin açıkça gösterilmediği ancak katılan vekilinin mesleki bilgisi ve tecrübesi itibariyle temyiz başvuru şeklinin gösterilmemesinden dolayı temyiz süre başlangıcı ile başvuru şekli ve merciinde tereddüte düşürüldüğünden söz edilemeyeceği cihetle; tebliğnamedeki katılan vekilinin temyizinin süresinde kabul edilmesine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Katılan vekilinin 28.10.2008 günü yüzüne karşı verilen hükmü karar tarihinde 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süresinden sonra 04.12.2008 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin aynı yasanın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık hakkında "5464 sayılı Yasaya muhalefet" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.05.2008 gün ve 87/150 sayılı kararında da açıklandığı üzere; sanığın sübuta eren, katılan ...'a ait kimlik bilgileri ile katılan bankaya başvurarak şifresiyle birlikte sahte kredi kartı alıp bu kartla değişik tarihlerde alışveriş yapması ve nakit para çekmesi eylemlerinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3, 80, 525/b-2, 80. maddelerinde öngörülen zincirleme şekilde "nitelikli dolandırıcılık, bilişim suçu" ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 245/2 ve 245/3.maddesinde düzenlenen "banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçlarını oluşturduğu, suç tarihinden sonra 01.03.2006 günü yürürlüğe giren 5464 Sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu” nun 37/2. maddesinin, kredi kartının tesliminden önce, kredi kartı talep sözleşmesinin veya bunun ekinde sunulan belgelerin sahte veya gerçeğe aykırı olduğunun belirlenmesi hallerinde uygulanabileceği hususları gözetilmeyerek suç vasfında yanılgı sonucu 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 37/2. maddesi uyarınca mahkumiyetine hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Uygulamaya göre;
2)5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca; yüklenen suç nedeniyle özel kanundan kaynaklanan temel ceza normu dışında suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5327 sayılı TCK.nun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanıp, cezalar kişiselleştirilerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, gerekçe gösterilmeden sonucu itibariyle sanığın aleyhine olan 5237 sayılı TCK.nun 62. ve 51. maddeleri ile uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 12.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1079232400
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.