İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/12900 E. 2011/2149 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2010/12900
- Karar
- 2011/2149
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Kredi kartının kötüye kullanılması,
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2010/12900 E. , 2011/2149 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kredi kartının kötüye kullanılması,
HÜKÜM : ...: 5237 s TCK.nun 245/1,53 mad göre 3 yıl hpc
...: 5237 s TCK.nun 245/1,62,53,63 mad göre 3 yıl 4 ay hpc
I)Sanık ...’nın “kredi kartının kötüye kullanılması” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın mahkumiyetine konu, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması başlıklı 5237 sayılı TCK’nun 245/1 madde ve fıkrası uyarınca, hapis cezasının yanında adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı nedenin bulunmadığı, azaltıcı sebebin ise nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin sanığın suçsuz olduğuna, beraat etmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II)Sanık ...’nin “kredi kartının kötüye kullanılması” suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik müdafiilerinin temyiz itirazlarına gelince;
Temyiz davasına konu olmayan sanık ...’nın arkadaşları olan diğer sanık ... ve açık kimliği tespit edilemeyen ....’la birlikte Turistik çarşıda bulunan tanık .....’a ait işyerinden kendilerine giyim eşyası aldıkları, 600TL tutarında olan bedelin işyeri sahibi tanık.....’ın aracılığıyla sanık ...’e ait işyerindeki post cihazından hırsızlık yoluyla ele geçirilen katılana ait kredi kartının kullanılması suretiyle ödendiği, sanık ...’in kredi kartının sanıklara ait olmadığını bilerek kendilerinin ve sanıkların yararlarına kullandırdığı iddia ve kabul olunarak kredi kartının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine hükmedilmiş ise de; katılanın olaydan haberdar olmasından sonra sanık ...’i araması üzerine ....’in önerisi ve yardımıyla güvenlik kameralarındaki görüntülerden yola çıkılarak diğer sanıkların teşhis edilip, yakalanması, tanık İbrahim’in aracılığıyla gelen sanıkların kimlik ibrazından sonra kartın kullanıldığına ilişkin savunmanın aksine bu sanığın baştan itibaren diğer sanıklarla fikir veeylem birliği içinde hareket ettiğine ilişkin yeterli delil bulunmaması karşısında, kredi kartını kullanan kişi/kişilerin yetkili olup olmadığına yönelik kontrol yükümlülüğünü yerine getirirken yeterli özeni göstermeyen iş yeri sahibinin sırf bu nedenle kredi kartının kötüye kullanılması suçuna iştirakinden bahsedilemeyeceği, ancak fikir, eylem ve çıkar birliğinin kuşkuya neden olmayacak şekilde varlığı halinde sorumlu tutulabileceği gözetilmeden hakkında kuşkuya neden olmayacak şekilde kesin ve açık delil bulunmayan sanık ...’in beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
1)Sanığın mahkumiyetine konu, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması başlıklı 5237 sayılı TCK’nun 245/1 madde ve fıkrası uyarınca, hapis cezasının yanında adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu 08.07.2008 tarihli Fortis antetli yazıyla, hüküm tarihinden önce 21.08.2007 tarihinde, kart sahibi katılanın hesabına suç nedeniyle oluşan zarara esas bedelin iade edildiğinin bildirilmesi karşısında, hüküm tarihinden önce suç nedeniyle oluşan zararın giderilip giderilmediği araştırılıp sonucuna göre karar yerinde etkin pişmanlığa ilişkin TCK’nun 168. maddesi tartışılmadan, katılanın zararının giderilmediğine ilişkin beyanıyla yetinilerek etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
3)Sanığın beyanı üzerine kontrol edilen güvenlik kamerası görüntüleri sayesinde diğer sanıkların teşhis edilip yakalandığı, failin geçmişi kapsamında sabıkasız kişiliği gözetilmeyip, TCK’nun 61. maddesinde düzenlenen olaya uygun somut gerekçelere yer verilmeden, susma hakkı dahi bulunan sanığın inkarından bahisle yasal olmayan gerekçeyle takdiri indirime dair 62. maddenin uygulanmasına yer olmadığına hükmedilmesi
Yasaya aykırı, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1092299700