Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/5055 E. 2012/1559 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/5055 E. 2012/1559 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/5055 E. 2012/1559 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2009/5055
Karar
2012/1559
Karar tarihi
15 Şubat 2012
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Bilişim (nitelikli dolandırıcılık) Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2009/5055 E.  ,  2012/1559 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim (nitelikli dolandırıcılık) Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : 1) 4 kez 5237 sayılı TCK.nun 245/1, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince 4 yıl hapis ve 500,00 YTL adli para cezası ile hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı tamamlanıncaya kadar hak yoksunlukları,
2) 5237 sayılı TCK.nun 245/1, 35, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 120,00 YTL adli para cezası ile hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı tamamlanıncaya kadar hak yoksunlukları,
3)765 sayılı TCK.nun 525/b-2. maddesi gereğince 2 yıl hapis ve 450,00 YTL adli para cezası

I- Sanık hakkında katılan Hacer Sezen ve Hasan Sezen'e yönelik işlediği bilişim suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanığın 21.04.2005 tarihinde katılana karşı gerçekleştirdiği eylemin, ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında açıklandığı üzere, bankanın maddi varlığı olan banka kartı kullanarak yapıldığının iddia ve kabul olunması karşısında 765 sayılı TCK'nun 504/3. (5237 sayılı TCK'nun 245/1.) maddesinde öngörülen suçu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen değişen vasfına göre “nitelikli dolandırıcılık ” suçunun yasada gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli zamanaşımının, kesici son usuli işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 30.03.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II-Sanık hakkında diğer katılanlara ve müştekilere yönelik bilişim suçundan kurulan mahkumiyet kararlarına yönelen müdafiinin temyiz itirazlarına gelince;
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCY.nın 58. maddesi ile uygulama yapılmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 11. maddesi ile değişik TCK'nun 245/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,15.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1080713900
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.