İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/5019 E. 2010/7926 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2009/5019
- Karar
- 2010/7926
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Sahtecilik-N.Dolandırıcılık
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2009/5019 E. , 2010/7926 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahtecilik-N.Dolandırıcılık
HÜKÜM : 1- Sahtecilik suçundan: TCK 342/1, 80, 59/2, maddeleri ile 4 kez 3 sene 10 ay 20 gün hapis, 71 maddeleri gereğince; 12 yıl 42 ay 20 gün hapis ve TCK 342/1, 80, 59 maddeleri ile 4 kez 1 sene 11 ay 10 gün hapis cezası
2- Dolandırıcılık suçundan:
1- Şekerbank'a karşı işlediği suçundan. TCK 158/1-f, 62.maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 2000 YTL adli para cezası
2- Vakıfbank'a karşı işlediği suçundan; TCK 158/1-f, 62 maddeleri gereğince, 1 yıl 8 ay hapis ve 2000 YTL adli para cezası
3- İş Bankasına karşı işlediği suçundan: TCK 158/1-f, 62.maddeleri gereğince; 1 yıl 8 ay hapis ve 2000 YTL adli para cezası
Hükmolunan cezaların süresine göre koşulları oluşmadığından sanık müdafiinin incelemenin duruşmalı olarak yapılması isteminin, 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı Yasanın 318.maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, o yer C.Savcısının temyizinin sadece dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu da dikkate alınarak yapılan incelemede görüşüldü;
06.05.2003 tarihinde müdahilliğine karar verilen katılan ve vekilinin isimleri gerekçeli kararda gösterilmemiş ise de mahallinde ilave edilmesi olanaklı görülmüş, sahte kimlikle işyeri açarak vergi mükellefiyeti oluşturan ve dört ayrı bankada açtırdığı çek hesaplarından çek karneleri alan sanığın, yenilenen kasıtla çok sayıda mağdurdan yaptığı alışverişler karşılığında bu çekleri keşide edip verdiği anlaşılmakla, resmi belgede sahtecilik suçunun mağdur sayısınca oluştuğu gözetilmeden, mağdurların çekleri veren bankalar olduğunun kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesi sanık aleyhine temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamış; sahte çek düzenlemek suçlarından mahkumiyet hükmü kurulurken, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; 765 Sayılı TCK. ile 5327 Sayılı TCK.nun olaylara ilişkin tüm hükümleri uygulanıp, cezalar kişiselleştirilerek sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti yapılmamış ise de, temel cezanın alt sınırdan tayin edilmiş olması
Nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 53.maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak uygulanması gereken hak yoksunluğunun 765 Sayılı TCK.da yer almaması nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun lehe olduğu açıkça anlaşıldığından mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
I-)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “sahte çek düzenlemek” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231/5.maddesinin uygulanmayacağı takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen hususlar dışından bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-)O yer C.Savcısı ile sanık müdafiinin dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizleri üzerine yapılan incelemede;
Sahte kimlik ve imza sirküleri ile bankalarda açtırdığı çek hesaplarından aldığı çekleri ileri tarihli düzenleyerek yaptığı alışverişlerde kullanmak suretiyle haksız yarar sağlayan sanığın, 27.11.2002 tarihinde yakalandığının anlaşılması karşısında, dolandırıcılık suçlarının en son işlendiği tarihin yakalandığı tarih olduğunun kabulü ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen dolandırıcılık suçlarının yasada gerektiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların en son işlendiği 27.11.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve o yer C.Savcısı ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322.maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
III-)Sanık müdafiinin, “Sahte imza sirküleri düzenlettirmek suretiyle aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik” suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizine gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-)Sahte kimlikle noterde düzenlettirdiği sahte imza sirküleri ile kısa aralıklarla ve aynı kasıt altında birden fazla bankada çek hesabı açtıran sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 Sayılı TCK.nun 342/2, 80. maddelerindeki aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve temel ceza “...suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığına..” göre alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenerek anılan maddelerin bir kez uygulaması ile yetinilmesi gerekirken, imza sirkülerinin ayrı ayrı bankalarda kullanılmasının ayrı suçları oluşturduğunun kabulüyle 765 Sayılı TCK.nun 342/2, 80. maddelerin 4 kez uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-)Bu davada tutuklu kaldığı günlerin Şişli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2006 gün ve 2005/591 Esas ve 2006/243 Müteferrik sayı ile kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan 1 yıl hapis cezasının infazında mahsubuna karar verildiği gözetilmeden, 5237 Sayılı TCK.nun 63. maddesi gereğince yeniden mahsubuna karar verilmesi,
3-)Kabule göre de;
Sahte kimlik kullanarak noterde sahte imza sirküleri düzenletmek suçunda, temel cezanın alt sınırdan takdir ve tayin edilmiş olması nedeniyle 5237 Sayılı TCK.nun 204/1-3, 43 ve 62. maddeleri uygulandığında sonuç cezanın 3 yıl 1 ay 15 gün olacağı ve 765 Sayılı TCK.nun 342/2, 80 ve 59. maddelerinin uygulanmasıyla bulunan 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezasına göre lehe olduğunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUY.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1101665500