İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/3230 E. 2012/11594 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2009/3230
- Karar
- 2012/11594
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Dolandırıcılık
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2009/3230 E. , 2012/11594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f, 35/2, 63, 53/1. maddelerine göre 1 yıl hapis cezası, hak yoksunluğu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay günü, sanığın Dörtyol ilçesi Payas Ziraat Bankası ATM'sine kart sıkışmasını sağlayacak şekilde düzenek yerleştirdiği, mağdur Mehmet Kertman'ın para çekmek için geldiği ATM'ye banka kartını yerleştirmesi üzerine kartın ATM'de takılı kaldığı, sanığın yardım etme bahanesiyle mağdura yaklaşıp kartın şifresini öğrendiği, mağdurun ATM'den ayrıldığı sırada sanıktan şüphelenen kolluk görevlilerinin kartı henüz ATM'den alamadan sanığı yakalamaları şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle her ne kadar sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmış ve bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmiş, ise de, somut olayda mağdurun iradesi üzerinde kartın ele geçirilmesi yönünde herhangi bir hileli harekette bulunulmaması nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmadığı, "banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması" suçunun ise yasadaki düzenleniş şekli gözönüne alındığında bileşik suç olarak düzenlendiği, bu nedenle banka veya kredi kartının hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi durumunda oluşabilecek hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık gibi suçlar ile banka veya kredi kartlarını kötüye kullanma suçu arasında gerçek içtima kuralının uygulanarak failin her bir suçtan ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği, 5237 sayılı TCK’nun 245/1. maddesindeki "her ne surette olursa olsun" ifadesinin ise banka veya kredi kartlarının sadece hukuka uygun yollardan ele geçirilmesini kapsadığı cihetle, sanığın önceden ATM'ye kurduğu düzenek sayesinde, ekonomik değer taşıdığından kuşku bulunmayan menkul mal niteliğindeki banka kartını sahibinin rızası dışında sıkıştığı yerden alamadan yakalanması eyleminin "teşebbüs aşamasında kalmış hırsızlık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-5237 sayılı TCK'nun 158/1-f maddesi uyarınca, hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1083879000