İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/22742 E. 2010/471 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2009/22742
- Karar
- 2010/471
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama, resmi evrakta sahtecilik
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2009/22742 E. , 2010/471 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama, resmi evrakta sahtecilik
HÜKÜM : TCK.nun 204/1, 62/1, 53.maddelerince 1 yıl 8 ay hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulaması,
TCK.nun 245/3, 43, 62, 52, 53.maddelerince 4 yıl 2 ay hapis cezası, güvenlik tedbiri uygulaması ve 930 YTL.apc.(15 kez)
TCK.245/3, 62/1, 52, 53.maddelerince 3 yıl 4 ay hapis cezası, güvenlik tedbiri uygulaması ve 1.000 YTL.apc.
TCK.nun 245/3, 35/2, 62/1, 52, 53.maddelerince 10 ay hapis cezası, güvenlik tedbiri uygulaması, 240 YTL.apc.
I)Sanığın, mağdur ...’nin hesabıyla ilişkilendirilmek suretiyle oluşturulan sahte kredi kartını kullanmak suçundan zincirleme suç hükümleri uyarınca mahkumiyetine dair hükme yönelik, sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Adli para cezası 62 birim gün olarak tayin edilmesine rağmen, TCK’nun 52/2 maddesi uyarınca birim günü 20YTL hesabıyla sonuç adli para cezasının 1240YTL yerine 930YTL olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ceza miktarına göre, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5278 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5 maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Adli emanette bulunan suça konu kredi kartının delil olarak dosyada saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi yasaya aykırı sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin kısmının karardan çıkarılarak, “dosyada delil olarak saklanmasına denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II)Sanığın, on beş kez sahte oluşturulmuş kartları kullanmak suçundan, on dokuz kez kullanmaya teşebbüs etmek suçundan ve bir kez resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair hükümlere yönelik sanığın temyiz itirazlarına gelince,
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
A)Adli emanette bulunan suça konu kartlar ile katılan ...’ın bilgileri ve kendi fotoğrafını kullanmak suretiyle sahte düzenlendiği anlaşılan nüfus cüzdanının delil olarak dosyada saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
B-1)Sanığın, First Data İnternational’da açılan hesaplarla ilişkilendirilmek suretiyle oluşturulan sahte kredi kartlarını kullanmak suçundan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle on dört kez ve doğrudan sahte kredi kartı kullanmak suçundan bir kez mahkumiyetine dair hükümler açısından;
a)Sanığın aynı bankadan, aynı kişi adına oluşturduğu birden fazla kartı, birden fazla kullanması halinde, eylemin bir bütün halinde tek suç sayılıp, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve aynı kişi adına oluşturulan kart sayısıyla, menfeat miktarının TCK’nun 43/1 maddesinde öngörülen artırım oranı ile temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınması gerektiği gözetilmeksizin, First Data İnternational bankasına ait kartların kimlerin hesabıyla ilişkilendirildiği araştırılmadan, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Adli para cezası 62 birim gün olarak tayin edilmesine rağmen, TCK’nun 52/2 maddesi uyarınca birim günü 20YTL hesabıyla sonuç adli para cezasının 1240YTL yerine 930YTL olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2)Sanığın, sahte oluşturulan kartları bulundurmak suretiyle kullanmaya teşebbüs suçundan on dokuz kez mahkumiyetine dair hükümler açısından;
Kullanıma elverişli olmasına rağmen kullanılmadığı saptanan sahte kartları bulundurma eyleminin, TCK’nun 245/2 maddesinde tanımlanan suça uygun bulunduğu hesabıyla ilişkilendirilen banka sayısınca ve aynı bankaya ait birden fazla kartın düzenlenmesi halinde ise zincirleme biçimde suçun oluşacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sahte kartı kullanmaya teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
a)Ayrıntıları, CGK’nun 06.05.2008 tarih ve 2007/4.27, 2008/95 sayılı kararında açıklandığı üzere, adli sicil kaydında yer alan suçların bir kısmının, yargılamaya konu suçtan önce işlenmiş ise de, karar ve kesinleşme tarihlerinin yargılamaya konu suçun işlendiği tarihten sonra olması ve diğer suç bilgilerinin ise taksirli suçlara ilişkin olmaları nedeniyle uygulamaya engel bir suç bilgisinin bulunmadığı ve hakimin resen değerlendirmesi gerektiği dikkate alınarak, karar tarihinde yürürlükte olan CMK’nun 231/5 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması,
b)Temel ceza tayin edilirken, 60 birim gün adli para cezası yerine 60YTL adli para cezasına hükmedilmesi,
3)Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyeti açısından;
06.07.2007 tarihli oturumda, sahte nüfus cüzdanının ilk bakışta iğfal kabiliyetinin bulunmadığı belirtilmiş ise de, Antalya Polis Kriminal Laboratuarının 27.11.2006 tarihli raporuyla, İstanbul Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi’nin 10.09.2007 tarihli raporu birlikte değerlendirilerek, 28.12.2007 tarihli oturumda iğfal kabiliyetinin var olduğunun kabul edilmesi ve dairemizce yapılan gözlemde de, olayın gelişimi, belgenin mevcut durumu, ibraz ve kabul koşulları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, bilgisayar ve ekipmanı vasıtasıyla tümden sahte olarak oluşturulsa da, yanıltma yeteneğine sahip olduğu kanaatine varıldığından, tebliğnamede yer alan aksi düşünceye iştirak olunmamıştır.
Ayrıntıları, CGK’nun 06.05.2008 tarih ve 2007/4.27, 2008/95 sayılı kararında açıklandığı üzere, adli sicil kaydında yer alan suçların bir kısmının, yargılamaya konu suçtan önce işlenmiş ise de, karar ve kesinleşme tarihlerinin yargılamaya konu suçun işlendiği tarihten sonra olması ve diğer suç bilgilerinin ise taksirli suçlara ilişkin olmaları nedeniyle uygulamaya engel bir suç bilgisinin bulunmadığı ve hakimin resen değerlendirmesi gerektiği dikkate alınarak, karar tarihinde yürürlükte olan CMK’nun 231/5 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 04.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1094864500