İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/18571 E. 2010/3360 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2009/18571
- Karar
- 2010/3360
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Dolandırıcılık
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2009/18571 E. , 2010/3360 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : 1-Sanığın Turkcell'e karşı eylemi nedeniyle;5237 s. TCK.nın 157/1, 43, 168/2, 62, 53/1-2 md gereğice 6 ay 7 gün hapis ve 20 YTL adli para cezası.
2-Sanığın Dışbank'a karşı eylemi nedeniyle;765 s. TCK.nın 504/1, 80, 522, 59. md gereğice 2 yıl 5 gün hapis ve 7406 YTL adli para cezası.
I-Sahte belgelerle katılan ...Ş. Ulus şubesine başvuruda bulunup aldığı sahte kredi kartını değişik işyerlerinde kullanan sanığın eyleminin uygun bulunduğu, 765 Sayılı TCK. nun 504/3. maddesi ile 5237 sayılı TCK. nun 245/3. maddelerinin karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerekirken karşılaştırmanın 5237 sayılı TCK. nun 158/1-j maddesi ile yapılması cezanın asgari haddi gözetildiğinde 245/3 maddesi açıkça sanık aleyhinde olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmolunan ceza miktarı nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “katılan ...'a yönelik dolandırıcılık” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebebin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin suçun unsurları itibariyle oluşmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, o yer C.Savcısının sanığın bir kez zincirleme olarak işlenen dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle katılan ...'a yönelik dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün istem gibi ONANMASINA,
II- O yer C.Savcısı ile sanık müdafiinin; sanığın, katılan ...'e karşı işlediği dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince:
TCK.nun 43.maddesi ile, adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının arttırılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. ve TCK.nun 7/2. maddeleri uyarınca, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer C.Savcısı ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 22.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1097597500