İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/16840 E. 2012/19417 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2009/16840
- Karar
- 2012/19417
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Kredi kartlarının kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2009/16840 E. , 2012/19417 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kredi kartlarının kötüye kullanılması, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-5237 sayılı TCK'nun 245/1, 35/2, 52. maddeleri uyarınca 9 ay hapis ve 1.000 YTL adli para cezası 2-5237 sayılı TCK'nun 245/2, 52. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 1.000 YTL adli para cezası
3-5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası
Tekerrüre esas teşkil eder nitelikte kesinleşmiş mahkumiyetleri bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması isabetsizliği, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetleri bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1-Sanığın müştekiye ait kuyumcu dükkanından 500 TL lik altın aldığı ve ödemeyi ... adına tanzimli Vakıfbank' a ait kartla çekim yaptırarak ödediği ve yakalandığında üzerinden ... adına sahte sürücü belgesi ve aynı isimle Vakıfbank' a ait xxxx xxxx xxxx 5612 numaralı kart ile Garanti Bankası' na ait xxxx xxxx xxxx 1026 numaralı kredi kartının ele geçirildiği iddiasıyla açılan kamu davasında; müştekinin beyanında sanığın olay günü aldığı altın karşılığında ödemeyi Vakufbank' a ait kartla yaptığını ve kart üzerindeki numara ile slip üzerindeki numaranın farklı olması nedeniyle şüphelendiğini ve durumu kolluğa haber verdiğini belirtmesi ayrıca Bankalar arası Kart Merkezinden alınan rapora göre de olayda kullanılan Vakıfbank' a ait xxxx xxxx xxxx 5612 numaralı kartın CITIBANK SOUTH DAKOTA N.A isimli bankaya ait olup sahte olarak üretildiği ve sanığın üzerinden ele geçen ve olayda kullanılmayan Garanti Bankası' na ait xxxx xxxx xxxx 1026 numaralı kredi kartının ise gerçek kart olduğunun tespit edilmesi karşısında; sanığın müştekiye ait kuyumcuda, sahte olarak üretilmiş Vakıfbank' a ait xxxx
xxxx xxxx 5612 numaralı kartı kullanarak yarar sağlamak eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 245/3. maddesinde düzenlenen “sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka
veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlamak” suçunu oluşturacağı gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığın üzerinden ele geçen ... adına tanzimli görünen Garanti Bankası' na ait xxxx xxxx xxxx 1026 numaralı kredi kartının ise Bankalar arası Kart Merkezinden alınan raporda gerçek kart olduğunun bildirilmesi karşısında; kartın gerçekte kime ait olduğunun tespiti ile bu hususta ... isimli kişinin de dinlenip söz konusu kartın kendisine ait olup olmadığı sorularak, kendisine ait olduğunu beyan ettiği takdirde gerçek kartın sanık tarafından henüz kullanılmaması nedeniyle TCK'nun 245. maddesi kapsamında suç teşkil etmeyeceği, kartın kendisine ait olmadığını beyan etmesi durumunda ise sanığın üzerinden ele geçen bu kart yönüyle 5237 sayılı TCK. nun 245/2. maddesindeki ''sahte olarak üretilmiş kartı bulundurmak'' suçunun oluşacağı gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
3-Belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, suça konu sürücü belgesiyle ilgili olarak 31.03.2006 tarihli ekspertiz raporunda ''sürücü belgesi üzerindeki orjinal fotoğrafın laminenin kısmen açılması suretiyle çıkartılıp yerine mevcut fotoğrafın yapıştırılması suretiyle belge üzerinde tahrifat yapıldığının'' belirtilmesi karşısında; suça konu sürücü belgesi aslı üzerinde bu konuda gözlemde bulunulmadan, aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan ve denetime olanak sağlayacak şekilde de dosya içerisinde aslı bulundurulmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
4-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine, maddede sayılan diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 14.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1087727400