İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/10350 E. 2012/1963 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2009/10350
- Karar
- 2012/1963
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Kredi kartının kötüye kullanılması
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2009/10350 E. , 2012/1963 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Fatih 4. AslCM)
SUÇ : Kredi kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM : TCK'nun 245/1, 62, 63, 53/1, 58/6, TCK'nun 36. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası
Hükmolunan cezanın süresine göre, sanık müdafiinin yasal koşulları bulunmayan duruşmalı temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nun 245/1. maddesine göre, sanık hakkında hapis cezasının yanısıra adli para cezasının da uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında Fatih 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/99 Esas, 2000/447 sayılı kararı esas alınarak TCK'nun 58. maddesi gereğince cezasının mükerrilere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, sanık hakkında verilen bu cezanın 16.11.2002 tarihinde yerine getirildiği, bu tarihten itibaren 3 yıl geçtikten sonra sanık tarafından ikinci suçun işlendiği, bu nedenle hakkında TCK'nun 58. maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5237 sayılı TCK'nun 54. maddesi uyarınca, iyiniyetli kişilere ait olmamak koşuluyla kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsadere edilebileceği dikkate alınarak, yüklenen kredi kartının kötüye kullanılması suçunda kullanılan kredi kartının iyiniyetli sahibi olan mağdura iadesinin gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
4- 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı,
5- Hükümden sonra 19.12.2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren, 5560 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 245. maddesine eklenen “Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun mal varlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır” hükmü uyarınca; sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 21.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1079884500