Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/19677 E. 2011/22940 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/19677 E. 2011/22940 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/19677 E. 2011/22940 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2008/19677
Karar
2011/22940
Karar tarihi
7 Aralık 2011
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Kredi kartının kötüye kullanılması

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2008/19677 E.  ,  2011/22940 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kredi kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Lehe olduğu değerlendirilerek, 765 sayılı TCK'nun 525/b-2, 80, 81/1, 40. mad.uyarınca,1 yıl 3 ay 12 gün hapis, 627 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

Sanığın şikâyetçiye ait kredi kartını rızası dışında ele geçirip alışveriş yapmak suretiyle menfaat temin etmekten ibaret olayda dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan kredi kartı kullanılarak işlenmiş olması nedeniyle, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 504/3. (5237 sayılı TCK’nun 245/3.) maddesine uygun suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekir ise de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabii olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının, kesici son işlem olan mahkûmiyet kararının verildiği 30.05.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 07.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1093493000
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.