İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/14532 E. 2010/3244 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2008/14532
- Karar
- 2010/3244
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Hırsızlık ve dolandırıcılık
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2008/14532 E. , 2010/3244 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık ve dolandırıcılık
HÜKÜM : 765 sayılı TCK 491/3, 522, 59, maddelerine göre 3 ay 10 gün hapis cezası,
5237 sayılı TCK 158/1-f, 62, 53/1-abde maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis, 400 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu,
TCK 158/1-f, 62, 53/1-abde maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis, 820 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu,
TCK 158/1-f, 62, 53/1-abde maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis, 1520 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu,
O Yer C. Savcısının sanık aleyhine olan vaki temyiz talebinden 13.06.2006 tarihli dilekçesi ile vazgeçtiğinden sanık müdafiinin temyizine hasren, incelenerek gereği görüşüldü:
I-Sanık müdafiinin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın aynı neviden tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunması nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve 765 sayılı TCK’nın 522 maddesinin lehe hükmünden de yararlanamayacağı gözetilmeden cezasından indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini isabetsizlikleri aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan,sanık müdafiinin,bu suçtan hüküm kurulamayacağına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1- Sanığın eylemlerinin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK nun 245/1. maddesinde düzenlenen kredi kartının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu ve suç tarihinde eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 504/3. maddesiyle 5237 sayılı TCK.nun 245/1. maddesinin birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan kanunun uygulanması gerekirken fiilde uygulanma yeri bulunmayan 158/1-f maddesiyle karşılaştırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra 19.12.2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5560 Sayılı Yasanın 11. maddesi ile 5237 Sayılı Yasanın 245. maddesine eklenen “Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun mal varlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır” hükmü uyarınca sanığın hukuki durumunun taktir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 18.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1097657400