İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/12737 E. 2012/1494 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2008/12737
- Karar
- 2012/1494
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek için örgüt kurmak
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2008/12737 E. , 2012/1494 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, suç işlemek için örgüt kurmak
HÜKÜM : 1- Sanık ...: Beraat,
2- ..., sanık ...: 5237 sayılı TCK'nun 37/1 del. 158/1-j, 43, 62, 52. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 7.500 YTL adli para cezası, 765 sayılı TCK'nun 64/1 del. 313/1, 59. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin.
Hükmün sanıklardan ... ve katılan ...vekili tarafından temyiz edildiği, gerekçeli temyiz dilekçesi içeriğine göre katılan ...vekilinin temyiz talebinin münhasıran sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik ve sınırlı olduğu, her ne kadar dosyada 16.03.2005 gün ve 558/199-1/19-1 sayılı ek iddianame ile “suç işlemek için örgüt kurmak” suçundan açılan kamu davası bakımından verilmiş bir katılma kararı bulunmadığı, 09.03.2005 tarihli katılma kararının 26.01.2005 gün ve 558/1999/19 sayılı iddianame ile “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davasına yönelik olduğu anlaşılmış ise de; 15.11.2006, 20.06.2007 ve 21.11.2007 tarihli oturumlarda sanıkların yüklenen tüm suçlardan cezalandırılması sözlü talepleri “suç işlemek için örgüt kurmak” suçundan açılan kamu davası bakımından da davaya katılma talebi niteliğinde bulunan şikayetçi ...vekilinin bu isteği ile ilgili mahkemesince bir karar verilmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 260. maddesi uyarınca “suç işlemek için örgüt kurmak” suçundan kurulan hükmü de temyiz edebileceği belirlenerek yapılan incelemede gereği görüşüldü:
I- Şikâyetçi ...vekilinin sanık ... hakkında “suç işlemek için örgüt kurmak” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Şikayetçi ...nin “suç işlemek için örgüt kurmak” suçundan katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan doğruya zarar görmediği cihetle hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığından, vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Katılan ...vekilinin sanık ... hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 28.07.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında anılan suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
III- Sanık ...’ın “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın, açık kimliği tespit edilemeyen ...isimli kişi ve diğer sanık ... ile birlikte katılan bankanın çeşitli şubelerine sahte kimlik belgeleri ile birden çok kredi kartı alıp bazılarını kullandığı ve sanık ... ile birlikte 16.08.2004 günü sahte .... ve.... kimlikleri ile yapılan başvuru sonucu düzenlenen kredi kartlarını kuryeden teslim almak isterken yakalandığı somut olayda; eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/1, 80, 522, 59/2 ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 245/2, 43/1, 53 ve 245/3, 43/1, 53. maddelerinde öngörülen suçları oluşturduğu lehe yasanın anılan yasa maddelerinin karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eylemin 5237 sayılı TCK.nun 158/1-j, 43/1, 53. maddelerine uygun bulunduğu kabul edilip buna göre karşılaştırma ve uygulama yapılması, 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca hükmolunacak ve alt sınırdan ceza tayini durumunda dahi 5237 sayılı TCK.nun 245/2, 43/1, 53 ve 245/3, 43/1, 53. maddeleri uyarınca hükmolunması gereken ceza miktarları gözetildiğinde aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunma inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, hükmolunan ceza miktarı itibari ile sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yüklenen suçu işlemediğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
IV- Sanık ...’ın “suç işlemek için örgüt kurmak” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi gözetilerek; hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1080506000