İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2007/8381 E. 2010/11186 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2007/8381
- Karar
- 2010/11186
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Bilişim sistemleri kullanılmak suretiyle dolandırıcılık
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2007/8381 E. , 2010/11186 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri kullanılmak suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : ...: 5237 Sayılı TCK'nun 158/ 1-f, 35, 53/ 1, 2. md. 9 ay hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulaması ( üç kez )
...: Beraat
...: 5237 Sayılı TCK'nun 158/ 1-f, 35, 53/ 1, 2. md. 9 ay hapis cezası ve güvenlik tedbiri uygulaması ( üç kez )
1-O Yer C.Savcısının sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın üzerinde yapılan aramada şikayetçi nin işyerinden bilgisayar alımında kullanılan dava konusu edilen şikayetçiler ... ve ...'a ait kredi kartı ve kimlik bilgileri dışında dava konusu edilmeyen e ait kredi kartı bilgilerinin ele geçirilmesi, hakkında mahkumiyet hükmü kurulan diğer sanık ...'ın beyanı ve sanıkların güvenlik görevlilerince yapılan takip sonucu suçüstü yakalanmış olmaları karşısında; sanık ...'ın da suça katıldığı gözetilmeden sanıklar arasındaki telefon görüşme kayıtlarından sanığın suça katıldığı belirlenemediğinden bahisle isabetsiz gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
2- Sanık ... müdafii ile O Yer C.Savcısı'nın sanıklar ... ve ... hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... müdafiinin sübutun bulunmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, O Yer C.Savcısının sanık ... yönünden TCK.nun 58.maddesinin uygulanmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanıkların şikayetçi 'nin işyerini telefonla arayıp bilgisayar alımı konusunda pazarlık yaptıkları, anlaşma üzerine ödemeyi yöntemiyle yapacaklarını beyan edip ... ya ait " kredi kartı bilgileri ile sürücü belgesini şikayetçiye faksla gönderdikleri, şikayetçinin
Karttaki ve sürücü belgesindeki soy isminin elle yazılmasından şüphelenip araştırma yaptığı, bu arada sanıkların şikayetçiyi sürekli arayıp siparişin gelip gelmediğini sormaları üzerine müştekinin kredi kartından çekim yapamadığını beyan edip sanıkları oyaladığı, sanıkların birkaç gün ara ile dava konusu edilen ... ve dava konusu edilmeyen
Sosyal ve
ait kart ve kimlik bilgilerini şikayetçiye faksla gönderdikleri, bu arada şikayetçinin polisi arayıp ihbarda bulunduğu, şikayetçinin kartlardan çekim yapmadığı halde polisin yönlendirmesi üzerine sanıkların siparişlerinin geldiğini malı teslim edeceğini söyleyip bilgisayar kutularına başka malzeme konup sanıkların gönderdiği taksici tanık'ya teslim edildiği, polisin takibi sonucu sanıklar ... ve ...'nın olay yerinde sanık ...'in evinde yakalandığı olayda; satılan malın bedeli
işlemi ile anında satıcının hesabına geçtiği için satıcının zararının bulunmadığı, hileli davranışlarla bir kişinin kandırılarak haksız çıkar sağlanması dolandırıcılık suçunun yasal unsuru olup, bir makinanın ya da bilişim sisteminin kandırılmasından söz edilemeyeceği cihetle bilişim sistemi kullanılarak dolandırıcılık suçunun işlenebilmesi için failin, bilişim sistemini kullanarak bir kişiyi kandırma suretiyle kendisine veya bir başkasına çıkar sağlaması zorunlu olduğundan olayda bu suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 3/e maddesi uyarınca "Kredi kartının, nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fiziki varlığı bulunmayan kart numarasını" ifade etmesi karşısında kredi kartı bilgilerinden yararlanarak menfaat sağlanmasının kredi kartı gibi değerlendirilmesi gerektiği ve 5237 sayılı TCK.nun 245/1 maddesinde öngörülen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun, hükmün düzenleme amacı ve düzenleniş biçimi ile korunan hukuki menfaat gözetildiğinde kartları düzenleyip veren banka sayısınca oluşacağı gözetilip ...'a ait kredi kartının hangi banka tarafından düzenlendiği de kesin surette saptanıp aynı bankaya ait banka ve kredi kartının birden fazla kullanılması eyleminde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği ve sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı da nazara alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde unsurları yönünden oluşmayan bilişim sistemi kullanılarak dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi yasaya aykırı,
3- Kabule göre de;
Sanıklar ... ve ... yönünden hükümden sonra, 08.02.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesiyle değişik CMK.nun 231 ve TCK.nun 7/2.maddeleri uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş,, sanık ... müdafii ile o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1105554200