İçtihat
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2007/6577 E. 2010/6005 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas
- 2007/6577
- Karar
- 2010/6005
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Dolandırıcılık
Karar metni
11. Ceza Dairesi 2007/6577 E. , 2010/6005 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK.nun 142/1-b, 143, 145/1, 62, 53/1-2, 58/6-7. maddelerine göre 11 ay 20 gün hapis cezası, hak yoksunluğu, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
TCK.nun 245/1, 52/2- 3, 62, 58/6-7, 53/1-2, 63. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis, 500 YTL adli para cezasına, hak yoksunluğuna, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
I-Hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Koşulları oluşmadığı gözetilmeden 145.maddesi uyarınca cezada indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme,diğer bendlerde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken anılan maddenin uygulanma şekli gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1-2. Maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK. nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1.
fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“ denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Banka ve kredi kartının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince;
Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak:
1- Kredi kartının kötüye kullanılması suçu, kullanılan kart sayısınca oluşacağından değişik bankalara ait kredi kartlarının değişik zamanlarda kullanılmasının ayrı suçları oluşturacağı,sanığın şikayetçiye ait iki ayrı banka tarafından tahsis edilen kredi kartını çalarak aynı gün farklı zamanlarda birden fazla kullanılması eyleminde zincirleme suç hükümlerinin de uygulanması suretiyle 2 kez cezalandırılması gerektiği gözetilmeden tek suç kabulüyle 5237 sayılı TCK.nun 245/1. madde ve fıkrasının bir defa uygulanması ve teselsül hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini,
2- Sanık hakkında hükmolunan hapis cezası “suçun işleniş biçimi “ nazara alınarak takdiren asgari hadden tayin olunduğu halde aynı gerekçe ile hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasının birim gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak 30 gün olarak tayini suretiyle gerekçede çelişkiye düşülmesi,
3-Belirlenen tam gün sayısı üzerinden 62.maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra 52.madde gereğince sonuç gün sayısının 1 gün karşılığı taktir edilen miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasının tayini yerine yazılı şekilde uygulama yapılması,
4-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme,diğer bendlerde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken anılan maddenin uygulanma şekli gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı,
5-Hükümden sonra, 19.12.2006 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren, 5560 sayılı Yasanın 11. maddesi ile 5237 sayılı Yasanın 245. maddesine eklenen “Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun mal varlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır” hükmü uyarınca; sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 12.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1098736000