Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2006/7791 E. 2009/4977 K.

İçtihat

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2006/7791 E. 2009/4977 K.

Karar merciiYargıtay 11. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2006/7791 E. 2009/4977 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas
2006/7791
Karar
2009/4977
Karar tarihi
29 Nisan 2009
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Sahte kredi kartı ile dolandırıcılık

Karar metni

11. Ceza Dairesi         2006/7791 E.  ,  2009/4977 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte kredi kartı ile dolandırıcılık
HÜKÜM : 5237 s.k.un 158/1-f, 43, 52, 53, 63. md. ile 3 yıl 9 ay hp., 6000 YTL. adli para cezası, taksitlendirme, hak yoksunluğu, mahsup.

Sanığın, 4976 9034 1234 6446 nolu kredi kartının manyetik şerit bilgilerini kopyalayarak sahte oluşturduğu kredi kartıyla değişik işyerlerinden alışveriş yapıp haksız menfaat sağlama eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK. nun 504/3. maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 245/3. maddesinde düzenlendiği öngörülen suçu oluşturacağı gözetilerek, 5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca her iki TCK. nun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı ele alınarak cezanın artırım ve indirimine ilişkin leh ve aleyhteki maddeleri somut olarak belirlenip kararın gerekçe bölümünde tartışılarak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, suçun nitelendirilmesinde hata sonucu eylemin 5237 Sayılı TCK. nun 158/1-f maddesinde yer alan suçu oluşturduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de;
765 Sayılı TCK. nun 504/3, 80, 522. maddeleri ile verilecek cezaya göre lehe olan 5237 Sayılı TCK. nun 158/1-f, 43. maddeleriyle 3 yıl 9 ay hapis cezası verilerek hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; 5237 Sayılı TCK. nun 245/3, 43. maddeleri ile ceza verilmesi halinde en az 5 yıl hapis cezası verilmesi gerekeceği ve bu durumun sanığın aleyhine olacağının belirlenmesi göre karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK. nun hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle sonucuna göre hüküm kurulmuş ve verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin davanın mükerrir olduğuna, sanığın sahte kredi kartlarıyla işlediğinden bahisle açılan davalar ile birleştirilmesi gerektiğine, delil bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak:
5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1. maddesindeki hakların infazın tamamlanmasına kadar kullanılamayacağına ilişkin kısım çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK. nun 53. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“ denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1101229500
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.