Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/21332 E. 2025/6102 K.

İçtihat

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/21332 E. 2025/6102 K.

Karar merciiYargıtay 10. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/21332 E. 2025/6102 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas
2023/21332
Karar
2025/6102
Karar tarihi
28 Mayıs 2025
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Karar metni

10. Ceza Dairesi         2023/21332 E.  ,  2025/6102 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/491 değişik iş
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Durma kararına yönelik itirazın kabulü
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8-son maddesi uyarınca durmasına ilişkin karara yönelik itirazın kabulü ile durma kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2022/28978 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108602 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108602 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, evvelce 21.11.2019 tarihinde sanığın uyuşturucu madde kullandığı ve bulundurduğu gerekçesiyle hakkında yapılan soruşturma neticesinde, Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığınca 25.11.2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın verildiği, ancak sanığın denetim süresi içerisinde yeniden uyuşturucu madde kullandığından bahisle açılan kamu davası sonucunda, Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/243 esas, 2020/401 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/222 esas, 2022/113 sayılı kararı ile Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25.11.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğinden kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle durma kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasını takiben, yeniden yapılan yargılamada Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/221 esas, 2022/293 sayılı kararı ile kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden açılan davanın durmasına karar verildiği anlaşılmakla,

Sanığın inceleme konusu 20.02.2022 tarihli anılan suçu oluşturan eylemi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen kamu davası açılmasının ertelenmesi kararının usulsüz tebliğ nedeni ile kesinleşmediğinden bahisle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına kararı verildiği, bu karara Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığınca mahkemenin sanık hakkında aynı suç türü ile ilgili olarak yargılaması yapılarak mahkumiyet hükmü kesinleşen kamu davalarının olduğu, bu davalarla ilgili kanun yararına bozma yoluna başvurulup vurulmayacağının bekletici mesele yapılması gerekirken davanın durmasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığından bahisle itiraz edilmesi üzerine mercii Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.08.2022 tarihli kararı ile itirazın kabulüne karar verilerek durma kararının kaldırılmasına karar verildiği,

Sanık hakkında Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25.11.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulsüz tebliğ nedeni ile kesinleşmemiş olması karşısında inceleme konusu olayda 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada sanık hakkında durma kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukukî geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince kovuşturma şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere verilen durma kararının merci tarafından kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/105 Esas ve 2022/463 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 20.02.2022 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2022 tarihli ve 2022/689 Soruşturma, 2022/193 Esas, 2022/189 sayılı iddianamesi ile, Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davalarının açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,

2. Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve 2022/105 Esas, 2022/463 Karar sayılı kararı ile, dayanak davadaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği, erteleme süresinin başlamadığı, ihlâlden söz edilemeyeceği, dava açma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına, TCK'nın 191. maddesi uyarınca işlem yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına karar verildiği, Cumhuriyet savcısının, sanığın adli sicil kaydında görülen Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/481 Esas ve 2021/420 Karar, 2021/434 Esas ve 2021/970 Karar sayılı mahkûmiyet kararlarına karşı kanun yararına bozma ihbarında bulunulması, bekletici mesele yapılarak gelecek cevaba göre işlem tesis edilmesi gerekirken durma kararı verildiği gerekçesiyle durma kararına itiraz ettiği,

3. İtirazı inceleyen mercii Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17.08.2022 tarihli ve 2022/491 değişik iş sayılı kararı ile, itirazın kabulüne, Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve 2022/105 Esas, 2022/463 Karar sayılı kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.

B. Dayanak Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/221 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1. Sanık hakkında, 21.11.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2019 tarihli ve 2019/2963 Soruşturma, 2019/120 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği,

2. Sanığın 24.12.2019 ve 05.03.2020 tarihlerinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2020 tarihli ve 2019/2963 Soruşturma, 2020/236 Esas, 2020/221 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

3. Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/243 Esas, 2020/401 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,

4. Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/222 Esas, 2022/113 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının tebliğinin usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği, erteleme süresinin başlamadığı, bu nedenle ihlalden sözedilemeyeceği, dava açma koşullarını oluşmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,

5. Bozmadan sonra, Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/221 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararı ile, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 22.03.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.

C. 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre;
5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191/2. maddesi gereğince verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibarıyla da usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.

5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.

Tüm bu açıklamalar ışığında;
Dosya kapsamına göre; sanık hakkında önceden işlemiş olduğu aynı nev'iden suç nedeniyle açılmış bir kamu davası olduğundan, bu kez inceleme konusu 20.02.2022 tarihli suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden doğrudan kamu davası açılması üzerine, Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve 2022/105 Esas, 2022/463 Karar sayılı kararı ile, dayanak davadaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği, erteleme süresinin başlamadığı, ihlâlden söz edilemeyeceği, dava açma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına, TCK'nın 191. maddesi uyarınca işlem yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına karar verilmiştir Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, erteleme kararının tebliğinin usulsüz olması nedeniyle doğrudan dava açılması koşullarının oluşmayacağı yönündeki tespiti yerinde olmakla birlikte, soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği de dikkate alındığında, sanığın önceki 21.11.2019 tarihli eylemine konu Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2022/221 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararı ile, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 22.03.2022 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla inceleme konusu davada 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşmadığı gözetilerek, Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23.02.2022 tarihli durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılması, gerektiğinde ve hukuken mümkün olduğunda davaların birleştirilmesi, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, sanığın eyleminin, erteleme kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmesinden önce mi işlendiği, erteleme kararının ihlâli mi olduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı veya eylemin bağımsız suç mu oluşturacağı hususlarının irdelenmesi ve sanığın hukuki durumunun tüm deliller birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerekmekte ise de;

Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada:
Adli sicil kaydı ve UYAP kayıtlarının incelenmesinde, sanık hakkında aynı nev'i suçtan çok sayıda açık ve kapalı kayıtların bulunduğu, Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli durma kararından sonra soruşturmanın 2022/1758 sırasına kaydedilerek Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığınca 31.05.2022 tarihinde yeni bir erteleme kararı verildiği, kararın 11.08.2022 tarihinde tebliğ edilerek 27.08.2022 tarihinde kesinleştiği, 10.10.2020 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullanması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak 08.11.2022 tarihli ve 2022/1758 Soruşturma, 2022/1026 esas, 2022/99 sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı, Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli ve 2022/573 Esas, 2023/72 Karar sayılı kararı ile sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 20.02.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından;

İnceleme konusu 20.02.2022 tarihli eylem, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geldiğinden ve erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiğinden, Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2023 tarihli kararında alt sınırdan uzaklaşılarak mahkûmiyet kararı verildiği de dikkate alındığında, 20.02.2022 tarihli eylem yönünden artık kovuşturma şartının gerçekleşmesi mümkün olmadığından düşme kararı verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, kanun yararına bozma istemine konu mercii kararının gerekçesi yerinde olmamakla birlikte itirazın kabulü kararının sonuç olarak doğru olduğu, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilmesinin sağlanması amacıyla durma kararının kaldırılması gerektiği, mercii Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararının kanun yararına bozulmasından sonra, Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesince düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından; mercii kararı gerekçe yönününden Kanun'a aykırı olup kararın gerekçe yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiş, kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.

III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Bitlis 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.08.2022 tarihli ve 2022/491 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2025 tarihinde karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1163414000
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.