İçtihat
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/16472 E. 2025/1516 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas
- 2023/16472
- Karar
- 2025/1516
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Karar metni
10. Ceza Dairesi 2023/16472 E. , 2025/1516 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI 2019/173 E., 2020/139 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 05.03.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2023/768 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90882 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90882 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 14.11.2013 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminden dolayı Bakırköy 5. Çocuk Mahkemesinin 02.10.2014 tarihli ve 2014/38 esas, 2014/685 sayılı kararıyla mahkûmiyetine ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 13.11.2014 tarihinde kesinleştiği, kanun yararına bozma istemine konu Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine; Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2020/151 esas, 2021/245 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği,
Bakırköy 5. Çocuk Mahkemesinin 13.11.2014 tarihinde kesinleşen 02.10.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda sanığın inceleme konusu 27.09.2017 tarihli eylemini, Bakırköy 5. Çocuk Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylemler nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında "düşme kararı" verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/173 Esas ve 2020/139 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
Şüpheli hakkında, 27.09.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2019 tarihli ve 2017/131233 Soruşturma, 2019/6230 Esas, 2019/4460 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6.maddesi uyarınca doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 28.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.01.2020 tarihli ve 2019/173 Esas, 2020/139 Karar sayılı kararı ile, sanığın cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine karar verilmiş, karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.
B. Bakırköy 5. Çocuk Mahkemesinin 2014/38 Esas ve 2014/685 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında 14.11.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2014 tarihli ve 2013/111090 Soruşturma, 2014/1255 Esas, 2014/92 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 5.Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 5.Çocuk Mahkemesinin 02.10.2014 tarihli ve 2014/38 Esas, 2014/685 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. maddesi, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 13.11.2014 tarihinde kesinleştiği,
3. Sanığın denetim süresi içerisinde 27.09.2017 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suçtan Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma konusu kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, dosyanın devredildiği Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2020/151 Esas, 2021/245 sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın TCK'nın 191/1, 31/3, 62/1 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 4000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık ve müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu,
4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 25.10.2022 tarihli ve 2021/2319 Esas, 2022/2255 Karar sayılı "düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı ile hükmün kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Bakırköy 5. Çocuk Mahkemesinin 02.10.2014 tarihli kararı ile, sanığın, 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 13.11.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 27.09.2017 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan;
Sanığın 27.09.2017 tarihli eylemini, Bakırköy 5. Çocuk Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 13.11.2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; mahkûmiyet kararı ile birlikte zaten ihbarda bulunulduğu ve ihbar üzerine dosyanın devredildiği Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesinin 25.10.2022 tarihli "düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı ile kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli ve 2019/173 Esas, 2020/139 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının;
"Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE" şeklinde değiştirilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.02.2025 tarihinde karar verildi.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1122155900