Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13423 E. 2024/23841 K.

İçtihat

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13423 E. 2024/23841 K.

Karar merciiYargıtay 10. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13423 E. 2024/23841 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas
2023/13423
Karar
2024/23841
Karar tarihi
14 Ekim 2024
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

Karar metni

10. Ceza Dairesi         2023/13423 E.  ,  2024/23841 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 18.10.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/32116 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58430 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58430 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun kanunda öngörülen cezasının nev’i ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tâbi bulunduğu, suç tarihi olan 08.04.2010 tarihi ile hükmün açıklanmak suretiyle kararın verildiği 08.09.2022 tarihleri arasında bu sürenin dolmuş olduğu gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

A. Şüpheli hakkında, 08.04.2010 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Sultanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığının 29.04.2010 tarihli ve 2010/2435 Soruşturma, 2010/1489 Esas, 2010/803 sayılı iddianamesi ile Sultanbeyli 1. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
B. Sultanbeyli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.04.2011 tarihli ve 2010/265 Esas, 2011/329 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 20.05.2011 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine dosyanın ele alınarak İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.02.2014 tarihli ve 2012/286 Esas, 2014/72 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 20.03.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
D. Sanığın denetim süresi içerisinde 10.09.2015 tarihinde işlediği "hükümlü veya tutuklunun kaçması" suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.09.2022 tarihli ve 2022/245 Esas, 2022/694 Karar sayılı kararı

ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
E. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1. maddesinin (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Tedavi ve denetimli serbestlik kararının kesinleştiği 20.05.2011 tarihi ile ihlâli üzerine mahkemece dosyanın ele alınarak tensip zaptının hazırlandığı 21.03.2012 tarihi arasında ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.03.2014 tarihi ile denetim süresi içinde işlenen suçun tarihi olan 10.09.2015 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu, duran süreler eklendiğinde dahi, zamanaşımını son kesen sebep olan 05.07.2010 tarihli mahkeme sorgusundan mahkûmiyet hükmüne kadar olağan zaman aşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;

"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. İstanbul Anadolu 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/245 Esas, 2022/694 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;

Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.10.2024 tarihinde karar verildi.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1107756600
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.