Ana içeriğe geç
ABAdli BilişimBilişim Hukuku ve Dijital Deliller Portalı
  • Makaleler
  • İçtihatlar
  • İçtihat Değerlendirmeleri
    • Av. Ramazan Sertan Safsöz
    • Av. Gizem Deren Pınar
    • Av. Betül Safsöz
    • Av. Gizem Aral Safsöz
    • Av. Ragıp Başol
    • Av. Ozan Ferhat Şen
    • Av. Sercan Turgay
    • Av. Öykü Ermiş
    • Ömer Mavzer
  1. Ana Sayfa
  2. İçtihatlar
  3. Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2105 E. 2026/3997 K.

İçtihat

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2105 E. 2026/3997 K.

Karar merciiYargıtay 1. Ceza Dairesi

Yayımlandı
1 Ekim 2026
Güncellendi
1 Ekim 2026
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/2105 E. 2026/3997 K.www.adlibilisim.org
Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas
2025/2105
Karar
2026/3997
Karar tarihi
14 Mayıs 2026
Kaynakta belirtilen suç(lar)
Kasten öldürmeye teşebbüs

Karar metni

1. Ceza Dairesi         2025/2105 E.  ,  2026/3997 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1426 E., 2024/1884 K.
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

Sanık ...'in Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 15.03.2026 tarihinde vefat ettiği belirlenmiştir.
Mağdurlar ... ve ...'in 25.11.2024 tarihli dilekçeleri ile sanıklar hakkındaki şikâyetlerinden vazgeçtiklerini beyan ettikleri, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 243. maddesi gereğince şikayetten vazgeçme nedeniyle katılma kararlarının hükümsüz kaldığı ve şikayetten vazgeçmenin kovuşturma yapılmasına engel olmayacağı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir
olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafii ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2024 tarihli ve 2020/82 Esas, 2024/160 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında;
a. Mağdur ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi delaletiyle 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.12.2024 tarihli ve 2024/1426 Esas, 2024/1884 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere ilişkin sanıklar müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, beraate, sanıkların öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin üst hadden uygulanması talebine ilişkindir.
2. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, beraate, sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
a. Akraba olan taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olaydan önceki gece sanıklar ... ve ...'in mağdur ...'ı arayarak tehdit içerikli sözler söylediğinin iddia edildiği, sanıklar ..., ... ve ...'in mağdur ...'ın evinin etrafında dolaştıkları, sanık ...'in mağdur ...'ın aracının sağ kapı camını kırdığı, yine sanık ...'in araç içerisinden mağdur ...'a silah benzeri bir cisim gösterdiğinin iddia edildiği, her ne kadar tehdit iddiaları nedeniyle beraat kararları verilmiş ise de taraflar arasındaki olayların gece 23.00 sıralarında başlayıp sabah 05.30 civarına kadar devam ettiği, olay günü sabahı 05.20 sıralarında MOBESE kameralarının çektiği görüntülerde de görüldüğü üzere, inceleme

dışı sanık ...'in ... ... araç ile kavşağa ters yönden girerek, sanıklar ..., ... ve ...'in içerisinde bulunduğu araca ön kısmından hızla çarparak kaçtığı, sanıklar ... ve ...'in araçtan indikleri, sanık ...'in aracı yol kenarına çekmek istediği sırada, bu kez Isuzu marka kamyoneti kullanan mağdur ...'ın sanık ... araçtayken arkadan hızla gelerek çarptığı, bu sırada sanık ...’ın sanık ...’in içinde bulunduğu aracın hemen arkasında bulunduğu ve ellerini kaldırmasına rağmen araç durmayınca kendini yana doğru atarak kurtulduğu, çarpma anında sanık ...'in ise biraz daha uzakta olduğu, bunun üzerine sanıklar ... ve ...'ın maket bıçağı ve bıçaklar ile sırayla mağdur ...'ı el, kol, bacak ve göğüs bölgesinden bıçakladıkları, sanık ...'in de bu esnada yerden aldığı bir cisimle kamyonetin diğer kapısına gittiği ve bu cisimle mağdur ...'ın araçtan inmesini engelleyerek eyleme katıldığı, mağdur ...'ın sol bacak, sağ dirsek, sol el orta ve işaret parmağı, belinde derin yumuşak doku lezyonun neden olup yaşamının tehlikeye sokan bir duruma neden olmayan ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmayacak şekilde yaralandığı, bıçaklama eylemi devam ederken mağdur ...'ın yardımına mağdur ...'in elinde boyzbol sopası ile koşarak yetiştiği, bunun üzerine sanıklar ..., ... ve ...'in mağdur ...'a saldırmayı bıraktıkları, mağdur ...'in olay yerinde sopayı kullanmadığı, MOBESE açısına girmeyen alanda sanıklar ..., ... ve ...'in mağdur ...'in elindeki sopayı alarak ...'i bıçak, sopa, tekme ve yumruklar ile sol bacakta 2 adet kesi, sol gluteal bölgesinde 2 adet kesi sol uylukta 3 adet kesi, femoral arter lezyonuna (kasıktan uyluğa uzanan atar damar lezyonuna), ... tehlikeye sebep olacak şekilde yaraladıkları, olay yerine önce tanık bekçiler ... ve ...'ın geldiği, ardından polis ekiplerinin gelerek müdahale ettiği bu mani hal nedeniyle olayların sona erdiği anlaşılmıştır.

b. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edilmediği, eylemlerin sanıklar tarafından öldürme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suç vasfının öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde, mağdur ...'e yönelik eylemler yönünden haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında ve belirlenen indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

c. Olayın tarafları arasında bir önceki gün akşam saatlerinde başlayıp sabaha kadar süren olaylarda sanıklar tarafında mağdur ...'a yönelik iddia edilen tehdit eylemleri ve ...'ın aracının camının kırılması eyleminin mağdur ...'da sanıklara yönelik öfke oluşmasına neden olduğu, ancak akabinde önce oğlu...'in kullanımındaki araçla ters yönden gelerek sanıkların içerisinde bulunduğu araca çarpması, ardından sanık ...'in aracı yol kenarına çekmek istediği sırada, bu kez mağdur ...'ın kullanımdaki kamyonet ile gelerek sanık ... araçtayken arkadan hızla çarpması, bu sırada sanık ...’ın ellerini kaldırmasına rağmen aracı yavaşlatmayarak üzerlerine sürmesi neticesinde ...'ın kendini yana doğru atarak son anda kurtulmuş olması, ...'in ise çok az farkla kurtulduğu olayda, haksız tahrikte etki-tepki dengesinin sanıklar lehine bozulması karşısında, olayların gelişimi nazara alınarak sanıklar ... ve ... hakkında ...'a karşı işlenen kasten öldürmeye teşebbüs suçunda
haksız tahrik nedeniyle asgari hadden uzaklaşılarak haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Sanık ... yönünde kurulan hükümler yönünden; sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 15.03.2026 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.

IV. KARAR
A. Sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.12.2024 tarihli ve 2024/1426 Esas, 2024/1884 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-(a) maddesi gereği sanık hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Kanun 64/1. ve 5271 sayılı Kanun'ın 223/8. maddeleri gereği sanığın ölümü nedeniyle oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Gerekçe bölümünde (1-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.12.2024 tarihli ve 2024/1426 Esas, 2024/1884 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii ile sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

C. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (1-c) numaralı bentte açıklanan "haksız tahrik indirim oranı" nedeniyle sanıklar müdafii ile sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.12.2024 tarihli ve 2024/1426 Esas, 2024/1884 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a. maddesi uyarınca Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesine,
Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y
07.06.2019 tarihi saat 05:20 sıralarında, 41... Plakalı araç ile katılan sanıklar ..., ... ve ...'in, Esenyurt İlçesi ... Mahallesi ... kavşağında seyir halinde oldukları sırada, önce siyah renk ... ... marka ve model araç ile gelen katılan sanık ...'in kavşağa ters yönden girerek, ..., ... ve ...'in içerisinde bulunduğu araca ön kısmından hızla çarptığı ve olay yerinde durmayarak kaçtığı, daha sonra ...'ın aracı yol kenarına çekmek istediği sırada, 34... plakalı Isuzu marka kamyoneti kullanan ...'in bu kez aynı araca arkadan hızla çarptığı, çarpmadan önce ... ve ...'in, ...'ı durdurmak için yol üzerinde el kol hareketleri yaptıkları, ancak ...'ın aracı hızla, ..., ... ve ...'in içerisinde bulunduğu araca doğru sürdüğü, ... ve ...'in kendisini son anda yana doğru atarak ...'ın çarpmasından kurtuldukları, katılan sanık ...'ın çarpma eyleminden sonra araçtan inen ... ve ...'ın adli emanetin 2019/39 99... /5512 sırasında bulunan maket bıçağı ve bıçaklar ile sırayla kamyonetin sürücü mahallinde oturan ...'ı el, kol, bacak ve göğüs bölgesinden bıçakladıkları, ...'in de bu esnada kamyonetin diğer kapısını tutarak ...'ın araçtan inmesini engellediği, olay öncesinde ...'ın aracından inen katılan ...'in de kavga olayını görmesi üzerine olay yerine elinde bulunan adli emanetin 2019/2765 sırasında kayıtlı bulunan beyzbol sopası ile geldiği, katılan sanıklar ..., ... ve ...'in ...'in olay yerinde geldiği ana kadar kamera görüntülerinden anlaşılacağı üzere yaklaşık 40 saniye boyunca darp ve bıçaklama eylemine devam ettikleri, katılan sanık ... hakkında düzenlenen 01.11.2022 tarihli düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda, ...'ın vücudunun değişik yerlerinde 9 adet bıçak darbesi bulunduğunun belirtilerek basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığının belirtildiği, katılan ...'in 24.05.2023 tarihli düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda, ...'ın vücudunun değişik yerlerinde bıçak darbesi ve kafasında abrazyon bulunduğunun belirtilerek basit tıbbı müdahale ile giderilemez ve yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte yaralandığının
belirtildiği olayda sanıkların öldürme değil yaralama kastıyla hareket ettiği kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır.
5237 sayılı TCK’nin 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir.

Bu bağlamda;
1. Katılan ...’in sağ frontalde ekimoz, sol femur lateral yüzde 2 tane 2x0,5 cm'lik kesi, sol gluteal bölgede 2x0,5 cm'lik kesi; katılan ...’ın sol femur alt ön kısımda oblik seyirli 3 cm derinliğinde 3 cm kesi, sağ dirsek lateralinde 2x3 cm abrazyon, sol el orta ve işaret parmağı dorselinde 2 adet 1,5 ve 2 cm'lik laserasyon, sol lomber bölgede 3 cm'lik yüzeyel kesi ve laserasyon, sol omuzda ağrı ve hassasiyet şeklinde yaralanmış olması,
2. Sadece katılan ... ... tehlike geçirmiş olsa da, 7 bıçak darbesiyle yaralanan ...’in ve 9 bıçak darbesiyle yaralanan ...’ın ... bölgelerine öldürücü nitelikte bıçak darbesi vurulmamış olduğu,
3. Sanıkların sayıca fazlalığı ve çok sayıda bıçak darbesi vurdukları dikkate alındığında, sanıkların yaralama fiilini kendi istekleriyle sona erdirdiğinin kabulünün zorunlu olduğu,
Hususları dikkate alındığında, istemeleri halinde bıçağı katılanların vücudunun ... bölgelerine yaşamı tehlikeye sokacak şiddette vurabilecek olan sanıkların bıçağı ısrarla katılanların ... bölgeleri dışında kesiler oluşacak şekilde kullanmış olması karşısında, sanıkların dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip olduğu kasta bakılmaksızın sadece aracın öldürmeye elverişliliği ve darbe sayısı dikkate alınarak, yaralama kastıyla hareket ettiği hususunda şüphe bulunmayan sanıkların fiilinin, adam öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu ve sanıkların katılanların ... bölgelerine vurma imkanı olmasına rağmen çok sayıda darbe vurmasının sadece sanıkların yaralama kastının yoğunluğunu göstereceği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

Kaynaklar

  1. Yargıtay kaynak belge ID: 1224285700
  • Hakkımızda
  • Editoryal İlkeler
  • Kaynak ve Doğrulama Politikası
  • Düzeltme ve Güncelleme Politikası
  • Yazar Ol
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

© 2026 Adli Bilişim. Tüm hakları saklıdır. AdliBilişim.org’a ait özgün içerikler; avukatlar, hukukçular, akademisyenler ve hukuk fakültesi öğrencileri tarafından kaynak gösterme zorunluluğu olmaksızın mesleki, akademik ve eğitim amaçlarıyla kullanılabilir. Üçüncü kişilere ait içerik ve materyaller bu izin kapsamında değildir.