İçtihat
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/3408 E. 2026/3892 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas
- 2024/3408
- Karar
- 2026/3892
- Karar tarihi
- Kaynakta belirtilen suç(lar)
- Nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Karar metni
1. Ceza Dairesi 2024/3408 E. , 2026/3892 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3238 E., 2024/244 K.
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağmaya teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli ve 2023/32 Esas, 2023/326 Karar sayılı kararı ile;
a.Sanıklar ..., ..., ... hakkında maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 21/1, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 23 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince sanıklar ... ve ... (ikinci kez) hakkında cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b.Sanıklar ..., ..., ... hakkında maktule yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 149/1-a-c-h, 35, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince sanıklar ... ve ... (ikinci kez) hakkında cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
c.Sanıklar ..., ..., ... hakkında maktule yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 109/2, 109/3-a-b, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince sanıklar ... ve ... (ikinci kez) hakkında cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/3238 Esas, 2024/244 Karar sayılı kararı ile;
a.Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçuna teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, katılan ... vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine,
b.Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, katılan ... vekili ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile; sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 82/1-h, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince sanıklar ... ve ...'in cezalarının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiğine,
2.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suça katılmadığına, iştirak iradesi bulunmadığına, ceza miktarına, eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğundan bahisle suç vasfına, eksik incelemeye,
3.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suça katılmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, ceza miktarına, iştirak iradesi bulunmadığına,
4.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; iştirak iradesi bulunmadığına, yardım hükümlerinin tartışılması gerektiğine, eksik incelemeye ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından iştirak iradesi altında fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulmak suretiyle gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, sanıkların eylemleri ile orantılı ceza tayin edildiği anlaşıldığından, katılan ... vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde sanık ... hakkında kurulan hükümdeki düzeltme nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan istinaf merciince yeniden kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2019/449 Esas, 2020/93 Karar sayılı mahkumiyet kararında "mükerrirlik uygulaması bulunmadığı" gözetilmeden, nitelikli kasten öldürme suçundan istinaf merciince yeniden kurulan hükümde sanık ... hakkında ikinci kez mükerrirlik uygulamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
1.Sanıklar ..., ..., ... hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde yer alan (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/3238 Esas, 2024/244 Karar sayılı kararında katılan ... vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, nitelikli yağmaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından oy birliğiyle, sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan "sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükümde koşulları bulunmadığı halde ikinci kez mükerrirlik uygulanması" nedeniyle sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/3238 Esas, 2024/244 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği sanık ... hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan istinaf merciince kurulan hükümde mükerrirliğe ilişkin kısımdan "ikinci kez" ibaresinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanıklardan ... ile maktul ...'nın arkadaş oldukları ve birlikte dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla bir dönem cezaevinde kaldıkları, dolandırıcılık suçundan yargılandıkları, bu dosya nedeniyle elde edilen kazançların bölüşümü konusunda aralarında uyuşmazlık bulunduğu, sanık ...'in 06/03/2021 günü arkadaşları olan diğer sanıklar ... ve ... ile buluşarak Tekel Bayiinden alkol aldıktan sonra sanık ...'un kiraladığı 48... plaka sayılı araç ile saat 19:00 sıralarında ... mevkiine doğru gittikleri, maktulun ise evinde araba korunağı yaptırdığı, korunağı yapan kişiden boyacı çocuğun evine eşya götürmek için 48... plaka sayılı aracı ödünç istediği, saat 18:30 - 19:22 sıralarında sanık ...'in maktulu beş kez telefonla aradığı ve bulundukları yere çağırdığı, maktulun emaneten aldığı 48... plaka sayılı araç ile saat 19:25 sıralarında ... mevkiine giriş yaparak sanıklarla buluştuğu, emanet aracını yol kenarına park edip bıraktığı, sanıkların içinde bulunduğu ...
plaka sayılı araca bindiği hep birlikte ormanlık alana gittikleri, sanıkların ve maktulun ormanlık alan içerisinde bulundukları sırada sadece sanıkların alkol aldığı, aralarında sebebi bilinmeyen tartışmanın yaşandığı, tartışma sırasında sanıklar ..., ... ve ...'un maktulu darp etmeye başladıkları, sanık ...'in bir süre sonra tanıklar ..., ... ve ... ile telefonla iletişim kurarak kendilerine bira getirmelerini istediği, saat 20:30 sıralarında tanıkların içinde bulunduğu 48... plaka sayılı araç ile birayı götürüp sanıklara bırakıp olay yerinden ayrıldıkları, sanıkların tanıkların getirdiği birayı aldıktan sonra da maktulu darp etmeye devam ettikleri, maktulun baygınlık geçirdiği, bunun üzerine sanıkların maktulun aracının yanına geldikleri, saat 22:30 sıralarında sanık ...'ın maktulun emaneten aldığı ve park etmiş olduğu 48... plaka sayılı araca bindiği, saat 22:34 sıralarında ...'den çıkış yaptığı, ... 133 Sok. üzerinde kontak anahtarını alarak aracı bıraktığı ve araç içerisinde maktule ait telefonu aldığı, sanıklar ... ve ... da 48... plaka sayılı araç ile yanlarında maktul de olmak üzere saat 22:30 sıralarında ...'den ... istikametine geldikleri, sanık ...'ın ... Mah.... Cad. Üzerinde bulunan ... isimli işletmeden alkol alarak sanık ..., ... ve maktulun bulunduğu araca binerek 22:56 sıralarında ... istikametine doğru gittikleri, maktulun baygın olduğu, ... mevkiinde aracı park ettiklerinde sanık ...'ın diğer sanıklara, araç içerisinde maktule ait cep telefonu bulduğunu söylediği, sanıkların maktulden mobil bankacılık uygulama şifre numarasını istedikleri, maktulun şifreyi söylediği, şifrenin yanlış olması üzerine mobil bankacılık uygulamasına giriş yapılamadığı, sanıkların maktulu darp ettikleri, maktulun yeni bir şifre söylediği, şifreyle giriş yapılamadığı, şifrenin yanlış çıkması üzerine maktulu döverek yeni bir şifre numarası aldıkları, o şifrenin de yanlış çıkması üzerine hesabın bloke olduğuna ilişkin mesaj geldiği ve hesaba bir daha giriş yapılamadığı, sanıkların maktulu ele geçirilemeyen cisimlerle kafasına vurmak suretiyle darp ettikleri, maktulun yeniden bayılması üzerine ... yolu üzerinde bulunan çeşmeye maktulu götürerek maktulun üzerinde bulunan kanları temizlemeye ve ayıltmaya çalıştıkları, tekrar ormanlık alana geri döndükleri, ormanlık alanda saat 23:59 sıralarında sanık ...'in telefonuyla maktulun yerde yatmış halde olan fotoğrafını çekerek tanık ...'ye gönderdiği, daha sonra sanıkların baygın halde bulunan maktulu 48... plakalı araca bindirerek olay tarihi olan 07/03/20 21... :50 sıralarında ... mevkiinden ... istikametine doğru geldikleri, ... yolu üzerinde sanıkların tanıklar ... ve ...'nın bulunduğu motorsiklet ile karşılaştıkları, sanık ...'in maktulu gömeceğiz kelimesini kullanması üzerine tanık ...'ın maktulu hastaneye götürmeleri konusunda ısrar ettiği, bu ısrar sonrasında ... ... Hastanesi'ne saat 00:54 sıralarında maktulu bıraktıkları, maktulun kafa travması sonucu kafatası kırığı ve beyin harabiyeti etkisiyle öldüğü olayda; diğer suçlar yönünden ihtilaf bulunmamakla birlikte sanıkların öldürme değil yaralama kastıyla hareket ettiği ve TCK m. 87/4 uyarınca cezalandırılması gerektiği kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır.
5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun
vücudunda
meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir.
5237 sayılı TCK’nın 23. maddesinde düzenlenmiş bulunan neticesi sebebiyle ağırlaşmış suça ilişkin genel kuralın, özel hükümler arasında kendisine yer bulduğu maddelerin başında gelen TCK’nın 87. maddenin 4. fıkrasına göre, gerçekleştirilen kasten yaralama eylemi TCK’nın 86. maddesinin 1. veya 3. fıkraları kapsamında bulunur ve bunun sonucunda da ölüm meydana gelirse, en azından taksirle hareket etmiş olmak şartıyla faile belirtilen cezaların verileceği öngörülmektedir. Kasten yaralama sonucu mağdurun ölmesine ilişkin TCK’nın 87. maddesinin 4. fıkrasının uygulanması için; a- Failin yaralama kastı ile hareket etmesi, b- Mağdurun TCK’nın 86. maddesinin birinci veya üçüncü fıkrasında düzenlenen şekilde yaralanmış olması, c- Failin eylemi ile arasında illiyet bağı bulunacak şekilde mağdurun ölmesi, d- Failin meydana gelen ölüm sonucuna ilişkin en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması, şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Buna göre, fail mağduru yaralamak amacıyla hareket etmeli, mağdurun yaralanacağını bilmeli ve bu sonucu istemelidir. Bununla birlikte fail mağdurun yaralanmasını değil de, ölmesini istemiş veya bu sunucu kabullenmiş ise ölüm meydana gelmiş bu durumda kasten öldürmeden veya olası kastla öldürmeden sorumlu tutulacaktır. Buna göre 5237 sayılı TCK’nın 87. maddesinin 4. fıkrasına düzenlenen suçun manevi unsuru yaralama kastıdır. O hâlde, kasten öldürme suçu ile kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu arasındaki ayırıcı kriterlerden en önemlisi manevi unsur farklılığı olacaktır. Dolayısıyla suçun vasıflandırılmasından önce çözülmesi gereken konu, failin kastının öldürmeye mi, yoksa yaralamaya mı yönelik olduğuna ilişkindir. Sanığın iç dünyasını ilgilendiren fiili işlerken hangi kastla hareket ettiği, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda,
1. Sanıkların fiili aralarındaki para ihtilafı nedeniyle ve maktulün parasını almak amacıyla işlemiş olmaları,
2. Maktul ve sanıklar arasında öldürmeyi gerektirecek derecede bir husumet bulunmaması,
3. Sanıkların fiili işlerken tabanca veya bıçak gibi doğrudan öldürmeye elverişli bir vasıta kullanmamaları,
4. Sanıkların işledikleri yaralamaya yönelik fiillerin sanığın internet bankacılık şifresini söyletme yönelik olması,
5. Sanıkların maktulün vücut bütünlüğüne yönelik fiillerinin 4-5 saat sürmesi ve maktulün hastaneye götürüldüğünde hayatta olması,
6. Maktulün sağlık durumunun bozulduğunu anlayan sanıkların maktulü hastaneye götürüp bırakmak suretiyle mani hal olmamasına rağmen fiile kendi istekleri ile son vermeleri,
Hususları dikkate alındığında, her ne kadar sanıklar maktulü kafa bölgesinden yaralamış olsa da, gasp amacıyla hareket eden sanıkların öldürme kastıyla hareket etmiş olması halinde maktulü uygun vasıtalarla öldürebilecek imkana sahip olmalarına rağmen durumu kötüleşen maktulü hastaneye bırakmaları karşısında, sanıkların dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip olduğu kasta bakılmaksızın sadece netice esas alınarak oluşturulan fiili bir karineyle, yaralama kastıyla hareket ettiği kabul edilmesi gereken sanıkların fiilinin TCK’nın 87. maddesinin 4. fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, kasten adam öldürme olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 1224000100