İçtihat
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2010/5738 E. 2011/2586 K.
- Yayımlandı
- Güncellendi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas
- 2010/5738
- Karar
- 2011/2586
- Karar tarihi
Karar metni
1. Ceza Dairesi 2010/5738 E. , 2011/2586 K.
"İçtihat Metni"
...'ı tasarlayarak öldürmekten sanıklar ..., ... ile ... ve izinsiz silah taşımaktan adıgeçen sanık ...'in yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (...) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.12.2009 gün ve 202/244 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafii tarafından istenilmiş, sanıklar ... ile ... müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar ... ile ... hakkında duruşmalı, sanık ...'ın temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1-a) Sanık ...’ın insan öldürme suçu yönünden; Üye ... ve Üye ...’nın, sanığın eyleminin tasarlayarak insan öldürme suçunu oluşturduğuna, hükmün onanması gerektiğine ilişkin karşı oyları ile ve oyçokluğuyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
b) Sanık ...’ün insan öldürme suçu yönünden;
Yapılan oylamada; a)Başkan ... ve Üye ...’ün, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği, b)Üye ... ve Üye ...’nın, sanığın eyleminin tasarlayarak insan öldürme suçuna yardım etme suçunu oluşturduğu, c)Üye ...’in, eylemin kasten insan öldürme suçuna yardım etmek suçunu oluşturduğu biçiminde oyların üçe bölünmesi ve her birinin kendi başına yasal çoğunluğu sağlayamaması nedeniyle, CMK.nun 229/3. maddesi gereğince, aleyhe olan oyların ona en yakın olan oya katılması suretiyle eylemin kasten insan öldürme suçuna yardım etmek suçunu oluşturduğu konusunda çoğunluk sağlanmış ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’ın adam öldürme ve 6136 sayılı kanuna aykırılık suçları ile sanık ...’ün adam öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık ...'ın 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunun niteliği tayin, takdire
ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ... müdafinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde sübuta yönelen, sanık ... müdafiinin vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A) Sanık ...’ın 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanıklar ..., ... ve ...’ın tasarlayarak öldürme suçları yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık ... ile evli olan sanık ...’ün, olaydan yaklaşık 3-4 yıl önce hastanede bir yakınını tedavi ettirirken maktul ... ile tanıştığı, ...’ün eşinin işsiz olduğunu öğrenen maktulün, bu konuda yardım edebileceğini söyleyerek ...’e yakınlık gösterip, telefonla görüşmeye başladığı, daha sonra aralarında gönül ilişkisi ve cinsel birliktelik yaşandığı, yaklaşık bir yıl sonra eşi ...’ün anlatması üzerine durumu öğrenen sanık ...’ın, maktulün bir daha ...’ü arayıp rahatsız etmemesi için ev ve cep telefonlarına ait numaraları değiştirdiği, ... ile görüşmesine yaklaşık iki yıl ara veren maktulün, olaydan yaklaşık on gün önce ...’e tekrar telefonla ulaşarak görüşmeye başladığı, bu durumu öğrenen sanık ...’ın, maktulü kastederek, “bunun kolunu bacağını kırmadan bu rahat durmayacak” diyerek etkili eylem kastını açığa çıkardığı, maktulün eşiyle olan ilgisini kesmek amacıyla, maktulü eşine aratarak bir araya getirtip maktulü korkutmak suretiyle eşinden uzaklaşmasını sağlamayı düşündüğü, olay günü önce ... isimli bir şahıstan silah, saat 16.00 sıralarında da arkadaşı olan tanık ...'tan emanet araç aldığı, eşi ...’e maktulü aratarak görüşme bahanesiyle olay yerine çağırttığı, olaylardan haberi olmayan ...'ün kardeşi ...’ı da gezme bahanesiyle yanına alarak, eşi ... de olmak üzere kendisinin kullandığı araç ile saat 17.00 sıralarında Kozcağız Beldesinden ...’a gittikleri, kent merkezinde bir süre gezdikten sonra sanık ...’ın ablası olan tanık ...’ye uğradıkları, saat 20,30 sıralarında buradan ayrılarak olay yerine gittikleri, maktulün, saat 22.00 sıralarında olay yerine geldiği, sanık ...’ün, maktulün aracının yanına gittiği, maktulün aracına bindiği, kısa bir tur attıktan sonra araçla olay yerine geldikleri, maktulün, yanına gelen ...’a “ne oluyor lan” dediği, sanık ...’ın da, “niçin eşimi
rahatsız ediyorsun” dediği, maktulün de, “karın benim altımda daha mutlu şerefsiz” demesi üzerine maktul ile sanık arasında tartışma ve kavga başladığı, sanık ...’ün, araya girerek kavgayı ayırmaya çalıştığı, maktulün, ...’ü itekleyerek yere düşürüp, sanık ...’a yönelik küfürlerine devam etmesi üzerine sanık ...’ın, aniden gelişen öldürme kastıyla silahını çekerek maktule 5 el ateş ederek öldürdüğü olayda;
a) Sanıklar ... ve ...’ün öldürme suçları yönünden; Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için gerekli olan sanıkların önceden maktulü öldürmeye karar vermeleri, bu kararda sebat ve ısrar göstermeleri, tasarladıkları eylem ile suçun işlenmesi arasında tasarlamayı kabule elverişli bir sürenin geçmesi koşullarının gerçekleştiğini gösteren yeterli ve kesin kanıt bulunmadığı; sanık ...’ün eylemi, daha önce rızaya dayalı ilişki yaşadığı maktulü, eşi ...’ın isteği üzerine telefonla arayarak olay yerine çağırmasından ve olay sırasında da olay yerinde bulunmaktan ibaret olduğu halde, sanık ...’ın kasten insan öldürmek, sanık ...’ün kasten insan öldürme suçuna yardım etmek suçlarından cezalandırılmaları yerine, tasarlayarak adam öldürme suçundan hüküm kurulması,
b) Sanık ...’ın tasarlayarak insan öldürme suçu yönünden; Sanık ...’ın, ablası ... ile maktul arasındaki ilişkiden, ... ile ... ve ... ile maktul arasındaki görüşmelerden habersiz olarak, sadece ...'ın ablası ...'ye gezmeye gidileceğini düşünerek, sanıklar ... ve ... ile beraber ...'a geldiğini, olay sırasında da araçtan hiç inmeyip, olaya karışmadığını söylemesi, sanıklar ... ile ...’ün de tüm aşamalarda bu savunmayı doğrulaması, sanık ... ile fikir ve irade birliği içinde olduğunu gösterir kesin ve yeterli kanıt bulunmaması karşısında, sanığın beraati yerine, TCK.nun 82/1-a, 29, 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
c-aa) Maktulün, sanık ...’ın eşi ... ile ... süreli ilişki yaşaması, olay sırasında ...’a söylediği hakaret oluşturan sözler ve ...’ü itekleyerek yere düşürmesi gibi haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların nitelikleri ve ulaştığı boyut göz önüne alınarak; sanık ... yönünden, TCK.nun haksız tahrike ilişkin 29. maddesi uygulanırken alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine üst sınırdan ceza tayin edilmesi,
bb) Sanıklar ... ve ... yönünden; yukarıda sözü edilen haksız hareketler nedeniyle bu sanıklar yönünden haksız tahrik bulunup bulunmadığının, varsa ulaştığı boyutun tartışılması, sonucuna göre uygulama
yapılması gerekirken; sanık ... hakkında TCK.nun 29. maddesinin uygulanmaması; sanık ... hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklar hakkında re’sen de incelemeye tabi hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, sanık ...'ün ceza miktarı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak müdafiinin tahliye isteminin reddine, bozma nedenine göre sanık ...’ın tahliyesine, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse salıverilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, sanıklar ... ve ...’ün suçlarının niteliği yönünden oyçokluğuyla, diğer yönlerden oybirliği ile 26.04.2011 gününde karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık ...’ün, olay öncesi, sırası ve sonrasındaki davranışları dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, sanık ... ile fikir ve irade birliği içinde hareket ettiğini gösteren yeterli ve kesin kanıt bulunmadığı anlaşıldığından, tasarlayarak öldürme suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesindeyiz.
KARŞI OY:
Sanıklar ... ve ... resmi nikahlı karı-koca olup, sanık ... da ...’ün kardeşidir. Ayrı köylerde oturmaktadırlar. ... belirli bir işi olmadığından iş buldukça çalışmak için uzak yerlere gitmekte, ... zaman evine gelememektedir.
Olaydan dört sene kadar önce, sanık ... ... Devlet Hastanesinde yatan kayınvalidesinin yanında refakatçi olarak kalırken, aynı odada yatan bir başka hanım hastanın oğlu olan ölen ... ile tanışmıştır, ... ...’ün telefonunu almış, daha sonra telefonlaşmışlar, sonuçta Bartında bir evde buluşup, cinsel ilişkiye girmişler, ilişkileri sonra da devam etmiştir. ...’e gelen mesajlardan kocası sanık ... şüphelenmiş, telefonunu kırmışsa da, maktül ... sevgilisi ...’e yeni bir cep telefonu ve sim kart hediye etmiş, sonra da bu yeni telefon ile görüşmelerini sürdürmüşlerdir. Öldürme olayından dört ay kadar önce ... evde iken, ...’e yine mesajlar gelince ...’ın kuşkuları kendi yönünden kesinlik kazanmış, eşini sıkıştırınca, ... maktul ... ile olan ilişkisini ona anlatmak zorunda kalmıştır. Bu arada sanık ... Bilecik-Söğüt’teki tünel inşaatında iş bulduğundan köyünden ayrılmıştır. Eşi ile telefon konuşmalarında ölen ... ile görüşmemesini tembih etmektedir.
... ...’ı öldürmeyi kafasına koymuştur. İşi bitip memleketine dönmüş, yine karısına mesajlar gelince onları okumuş, öldürme kararını kuvvetlendirmiştir. Bu amaçla belde halkından olan ... ’de suç aleti tabancayı mermileri ile birlikte temin etmiş ve ...’e konuyu açıp maktulle buluşma, gün ve yerini temin etmesini istemiştir. ... kocası ...’ın isteği ile olay günü ... il merkezinden maktulle buluşma randevusu almıştır.
Sanık ..., bir başka köyde oturan kayınbiraderi sanık ...’ı da olay günü çağırtmış, geldiğinde onun Bartında oturan ablası ...’ye ziyarete gideceklerini söylemiş, yine aynı gün arkadaşı tanık ...’tan temin ettiği otoya hep birlikte binerek saat: 20.30’da ... il merkezdeki buluşma yerine gelmişlerdir. Maktul saat: 20.00’da buluşma yerine gelince onu uzaktan gören sanık ... arabadan inip, onun yanına giderek arabasına binmiş, maktulün arabasıyla çevrede bir tur atıp aynı yere geri döndükleri sırada ... kendi binili olduğu otoyu hareket ettirip, maktulün otosunun önüne kesmiştir. Maktul otosundan “ne oluyor lan” diyerek aşağı inince aralarında tartışma çıkmış, savunmaya göre sanık ... “karımı neden rahatsız ediyorsun” diye çıkışınca maktul ona “karın benim altımda daha mutlu şerefsiz” şeklinde cevap verince hamili olduğu tabancayla 5 el ateş ederek onu öldürmüştür.
Dosyaya göre, ...’ın ablası ile eniştesinin planlarından haberi yoktur.
Her ne kadar, ... savunmasında, ölenin bu sözlerine sinirlenip ateş ettiğini söylemişse de, olaydan çok önce silah temin etmesi, karısı ...’e
maktulle buluşma sağlamasını istemesi, buluşma yerine buluşma saatinden bir buçuk saat önce gelip, ölenin gelişini beklemeleri, maktul geldiğinde karısının onun arabasına binmesine göz yumup, sonra da otosu ile onun önüne kesmesi, amacının öldürme olup, çok önceden yaptığı plan gereği soğukkanlılıkla hareket ettiğini göstermektedir.
Sanık ... savunmalarında, kocası ...’ın sevgilisi ...’ı öldüreceğinden haberi olmadığını söylemekte ise de, buluşma yerinde bir buçuk saat bekledikten sonra, olay yerine gelen ...’ın arabasına binip çevrede tur atarken maktule kocası ...’ın kendisini beklediğini, yine onun isteği ile kendisi ile buluşmak için telefon ettiğini söylememesi karşısında, kurulan planın içinde olduğu eylemini, ...’ın fiiline yardım niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, sanık ...’ın tasarlayarak tahrik altında öldürme suçunu işlediğinden, 5237 sayılı TCK.nun 82/1-a,29,62; nikahlı eşi olan diğer sanık ...’ün ise, onun fiiline yardım ettiğinden TCK.nun 82/1-a, 39/2-c, 62.maddeleri gereğince cezalandırılması görüşünde olduğumdan, aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
KARŞI OY:
Sanık ...’ın insan öldürme, sanık ...’ün insan öldürme suçuna yardım fiillerinden verilen TCK 37.del. 81 ve ...’e 81,39/2-c maddeleri uyarınca hükümdeki vasfın tasarlanarak işlendiğine dair karşı oyum vardır.Şöyle ki:
Tasarlamanın tarifi için suç işleme kararının verilmesi bu karar ile fiilin icrası arasında makul süre geçmesine rağmen bu kararında sebat ve ısrar göstererek dönmemesi hali olarak Dairemizin yerleşmiş içtihatları ve ilmi literatürde yer bulmuştur.
Sanık ... ile maktul 2003/2004 yıllarında hastanede yatan hastalarına refakat ettikleri sırada tanışmışlardır.Sanık ...’ün işsiz eşi ...’a iş bulacağı vaadiyle tanıştığı maktule ev ve cep telefonlarını karşılıklı birbirlerine vermişlerdir. Süre gelen ilişki rızaen ırza geçme boyutuna ulaşmış 3 yıl kadar
da sürmüştür.2007 yılında eşini sıkıştıran sanık ... durumu öğrenince eşini dövmüş, ev ve cep telefonlarını değiştirmiştir.Buna rağmen maktul sanık ...’ün evi önünde gelip geçmeye, taciz boyutunda el sallamaya ve ...’ün ... süreli davetkar telefon mesaj ve görüşmeleriyle ilişkileri sürmüştür.Bu hususlar HTS raporlarıyla sabittir.
Yeni görüşmelerini olaydan 15-20 gün önce öğrenen sanık ... eşiyle birlikte karar verip, “kolunu bacağını kırmayınca olmayacak, şerefimi iki paralık ettin” diyerek eşini maktulle buluşturmak için 10 gün kadar telefonla konuşturduğu “köprüdeyim, gel” diyerek amacını gerçekleştirmek için onu tenha yerlere çekmek istemiştir.Bunda başarılı olamayınca en sonda eşiyle yaptıkları plan gereğince sanık ..., ... isimli kişiden silah satın almış, arkadaşı ...’tan emanet araba temin etmiş, kayınbiraderi ...’ı da hasta ablam ...’yi ziyarete gideceğiz diyerek Kozcağız Beldesinden ...’a gitmişlerdir.Hasta ziyaretinden sonra gece 22:00 civarında sanık ... eşine “hastane civarındayım, gel” diye 3 kez maktulü aratmış, telefonu kapalı olan maktule ulaşamamışlardır.Israrla sesli mesaj bıraktırarak “hayatım, telefonunu aç, beni ara, ben hastanenin oradayım, gelince ara, aşağıya inerim” diye yazarak maktulün aramasını beklemişlerdir.Maktul onu arayınca buluşmuşlar, ... maktulün aracına binerek hastane civarında bir tur atmışlar, arkasından araçla sanık ... ve arka koltuktaki ... onları takip etmişlerdir.Hastane önüne gelince maktulün aracının yanına sanık aracını çekmiş, “Eşimi niye rahatsız ediyorsun, sözü üzerine maktul araçtan inmeden küfürler edince ve daha tartışma olmadan 4 el ateş edip öldürdüğü somut olayda;
Sanık ...’ın 3 sene önce öğrenip eşini dövüp telefonları değiştirmesine rağmen eşinin maktulle ilişkisini 20 gün önce öğrenince şerefinin 2 paralık olduğunu ve kolunu bacağını kıracağını söylemiştir.Kolunu bacağını kıracak insan gece vaktini seçmesi, silah temin etmesi, araç bulması, 10 gün boyunca eşine kararlaştırdıkları gibi telefonla randevular verdirmesi, aldıkları karar ve yaptıkları plan gereğince öldürme kararında sebat ve ısrar gösterip, makul bir zaman geçmesine rağmen fiili soğukkanlılıkla icra ettikleri eylemde, suç vasfı tasarlanarak işlendiğinin kanıtlarıdır.
Dairemizce görüşülüp karara bağlanan benzer olayda Kayseri 1.ACM.nin 2008/55-108 sayılı kasten öldürme suçundan verilen hükmü bozarken “ şeref ve namusu temizlemek kocaya düşer yollu hükümdeki tasarlamanın makul
süresini 1 güne kadar indirerek yeterli bulmuş ve eylem tasarlayarak işlenmiş olduğunu içtihat ederek hükmü bozmuştur.
Bu nedenle sanık ...’ın TCK 37 delaletiyle 82/1-a,29,62 sanık ...’ün yardımı olmaksızın maktulü olay yerine getirtemeyeceği nedenleriyle 82/1-a,39/2-c,62 maddeleri gereğince tecziyesi gerektiği bu nedenle yerel mahkeme hükmünün onanması düşüncesini taşıyarak sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
KARŞI OY:
Sanık ...’ün olay öncesi ve sonrası ile ilgili olarak, tüm aşamalardaki beyanları kendi içinde birbirleriyle ve diğer sanık beyanları ile tamamen çelişmektedir bu nedenle beyanına itibar etmek mümkün görülmemiştir. Kaldı ki; mahkemenin kabul ettiği oluş çerçevesinde; sanık ...’ın talebi doğrultusunda maktule telefon ederek olay yerine çağırıp karşılaşmalarını sağlayan kişi de sanık ...’dür. Sanık ...’ın olayı öğrendikten sonra eşi sanık ...’e “bunun kolunu bacağını kırmadan bu rahat durmayacak” diyerek ona karşı şiddet kullanacağına yönelik iradesini açıkça ortaya çıkarmıştır. Buna rağmen sanık ... olay günü maktulü aramıştır. Bu durumda sanık ... ile fikir birliği içinde hareket ettiği sabittir. Hareketinin ulaştığı boyut anlamında en azından TCK 39/2-c maddesi anlamında suçun işlenmesi öncesinde, sanık ...’ın eylemine kolaylık sağlamış olduğundan; TCK 81, 39/2-c maddelerince suçun sübutunu kabul etmek gerektiği görüşündeyim.
26.04.2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'un huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan
sanıklar ... ve ... müdafii Avukat ...’ın yokluğunda 28.04.2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.
Kaynaklar
- Yargıtay kaynak belge ID: 910143800