İçtihat Değerlendirmesi
Dijital Delilin Elde Edilme Dayanağı ve Duruşmada Tartışılması: CMK 134 ile 217’nin Birlikte Okunması
- Yayımlandı
- Güncellendi
İlgili içtihat
Değerlendirme
Dijital bir analiz raporunun dosyada bulunması, dayanak verinin nasıl elde edildiğini ve savunmanın hangi bilgiyi tartışabildiğini her zaman göstermez. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 4 Kasım 2024 tarihli, 2022/7357 E., 2024/13321 K. sayılı kararı, silahlı terör örgütüne üyelik dosyasında bu eksiklikleri birlikte ele alır. Karar, teknik bulgunun ispat değerini, elde edilme dayanağından ve duruşmada tartışılmasından ayrı düşünmeyen bir inceleme programı kurmaktadır.
Bozma, dijital delilin tamamlanması ve tartışılması üzerinedir
İlk derece mahkemesi sanık hakkında örgüt üyeliğinden mahkûmiyet kurmuş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sanık ByLock kullanıcısı olmadığını savunmaktadır. Dosyada ayrıca veri inceleme raporu, başka dosyalarda alınan beyanlar ve istinaf aşamasında gelen cep telefonundaki uygulama kalıntılarına ilişkin adli bilişim raporu bulunmaktadır.
Daire, ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesini, bağlantılı kişilere ilişkin araştırma yapılmasını, veri inceleme raporuna dayanak delilin elde edilmesine ilişkin belgelerin tamamlanmasını ve ilgili beyanların usulüne uygun dinlenmesini istemiştir. İstinaf aşamasında gelen telefon raporunun sanık ve müdafiine duruşmada okunması da açıkça bozma gerekçesidir.
Kararın sonucu, tebliğnamedeki onama görüşüne rağmen hükmün bozulması ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesidir. Bu, dijital verilerin tümünün geçersiz olduğu veya sanığın örgütle hiçbir bağlantısı bulunmadığının saptandığı anlamına gelmez. Daire, mevcut kararın dayandığı incelemenin eksik olduğunu kabul etmiş; hukuki durumun tamamlanacak araştırma ve tartışma sonrasında belirlenmesini istemiştir.
ByLock tespiti hangi soruya cevap vermelidir?
Teknik bulgu ile hukuki bağlantı arasındaki koşullar
Daire, kaynak metinde atıf yaptığı önceki kararların yaklaşımını aktarırken, örgüt talimatıyla ağa dâhil olma ve gizlilik amacıyla haberleşmede kullanmanın her türlü şüpheden uzak teknik verilerle belirlenmesi hâlinde örgüt bağlantısını gösteren delilden söz eder. Dolayısıyla inceleme, uygulamanın adının bir raporda bulunmasına indirgenmemektedir. Kararda belirtilen kullanım biçimi ile kişinin ilişkilendirilmesi gerekir.
Sanığın kullanımı reddetmesi karşısında ayrıntılı rapor istenmesi, savunmanın teknik içeriğe karşı denetlenmesini sağlar. Rapor yalnız bir sonuç cümlesinden ibaret kalırsa, hangi verinin sanıkla eşleştirildiği ve eşleştirmenin nasıl yapıldığı tartışılamaz. Dairenin tespit ve değerlendirme tutanağına verdiği yer, bu sonucun altında bulunan bağlantıların dosyada görünür olmasını hedefler.
Karar, tutanak bulunması hâlinde ekleyen, eklenen ve irtibatlı kişilerin belirlenmesini; bu kişiler hakkında soruşturma veya kovuşturma varsa sanıkla ilgili beyanların getirtilmesini ve tanık olarak ifadelerine başvurulmasını ister. Bu kişilerle ilgili her kayıt sanığın suçunu otomatik ispatlayan olgu değildir. Araştırmanın amacı, teknik bağlantının somut kişi ve beyanlarla sınanabilmesidir.
Kaynak kararın önceki Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarına yaptığı atıflar, burada aktarılan yaklaşımın dayanaklarıdır. Bu değerlendirme, o kararların tam metinlerini ayrıca inceleyen bir karşılaştırma değildir. İncelenen Dairenin belirli dosyada hangi eksikleri önemli bulduğu esas alınmaktadır; kaynak dışında yeni bir içtihat sonucu eklenmemektedir.
Telefondaki kalıntı ile isnat edilen kullanımın ayrılması
İstinaf aşamasında dosyaya gelen raporda sanığa ait cep telefonunda ByLock uygulamasına ilişkin kalıntılar bulunduğu belirtilmiştir. Daire bu raporun sanık ve müdafiine duruşmada okunmasını istemiştir. Kalıntının türü, oluşum zamanı veya belirli bir kullanıcı hesabıyla bağlantısı kaynak kararın metninde açıklanmadığı için burada kesin teknik sonuçlar üretilemez.
Uygulama kalıntısının neyi gösterdiği, raporun içerdiği somut bulguya göre tartışılmalıdır. Cihazda bir iz bulunmasıyla örgüt talimatıyla belirli amaçla kullanım, aynı kavram değildir. Bu ayrım, raporun değersiz olduğunu söylemez; delilin cevap verdiği soru ile hukuki isnadın gerektirdiği sorunun aynı olup olmadığını araştırır.
Bu nedenle savunmanın yalnız raporun sonuç başlığına cevap vermesi yeterli görülmemelidir. Kalıntının nasıl tanımlandığı ve raporda hangi bağlantılar kurulduğu ortaya konulduğunda, sanık kullanımı neden reddettiğini belirli bulgular üzerinden açıklayabilir. Kaynakta raporun ayrıntıları bulunmadığından, somut dosyada yanlış kullanıcı eşleştirmesi veya teknik hata gerçekleştiği ileri sürülmemektedir.
CMK 134 kararı ile analiz raporu farklı işlevler taşır
Daire, emniyet amiri olan sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunun dayanak delili için, ilgili tanığın daha önce hâkim huzurunda alınmış ifadesinin, CMK 134’e göre alınan mahkeme kararının ve varsa ayrıntılı analiz raporunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından getirtilmesini istemektedir. İstenen belgeler yalnız raporun sonuçlarına ilişkin ek bilgi değildir; verinin dosyaya hangi işlem yoluyla girdiğinin denetlenmesini de sağlar.
CMK 134, bilgisayar ve kayıtları üzerindeki arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerinin hukuki dayanağına ilişkindir. Analiz raporu ise elde edilen veriden hangi bulgunun çıkarıldığını açıklar. Bir raporun ayrıntılı olması, dayanak işlemin koşullarını kendiliğinden yerine getirmez. Aynı şekilde bir arama kararının bulunması, analizdeki kullanıcı eşleştirmesinin teknik olarak doğru olduğunu tek başına göstermez.
Bu iki inceleme birbiriyle bağlantılıdır fakat birbirinin yerine geçmez. Elde etme işleminin dayanağı ve kapsamı bilinmeden raporun dosyayla ilişkisi eksik kalabilir. Analiz yöntemi açıklanmadan da hukuka uygun elde edilmiş verinin hangi suç unsuruna işaret ettiği belirsiz kalır. Kararın belge getirme talebi, bu farklı düzeylerdeki değerlendirmeyi mümkün kılan bir adımdır.
Önemli sınır şudur: Mahkeme kararının getirtilmesinin istenmesi, böyle bir kararın hiç alınmadığının veya delilin hukuka aykırı elde edildiğinin kesin tespiti değildir. Kaynak metin ilgili belgenin dosyada tamamlanmasını istemektedir. Bu istemi doğrudan delil dışlama kararı gibi aktarmak, araştırma eksikliğiyle saptanmış hukuka aykırılığı birbirine karıştırır.
Teknik bütünlüğün nasıl korunacağına ilişkin ek inceleme soruları da bu belge zincirinden hareketle kurulabilir. Örneğin analiz edilen verinin hangi kaynak materyale dayandığı ve raporun hangi işlemleri kapsadığı sorulabilir. Ancak kaynak karar belirli bir kopyalama hatası, değişmiş veri veya bütünlük kaybı tespit etmez. Bu tür sorunların gerçekleştiği varsayılarak dosya hakkında hüküm verilemez.
CMK 217: Dosyaya girmek, duruşmada tartışılmak değildir
CMK 217, hükmün duruşmaya getirilmiş ve hâkim huzurunda tartışılmış delillere dayanmasını öngörür; ayrıca suçun hukuka uygun elde edilen delille ispatını düzenler. Bu iki yön, Adalet Bakanlığının resmî CMK derlemesinde de açıkça yer almaktadır. Dairenin telefon raporunun okunmasını istemesi, belgenin yalnız dosyada bulunmasıyla yetinmemesine dayanır.
Dijital raporun duruşmada tartışılması, belgenin adının tutanağa geçirilmesinden daha geniş bir işlev taşır. Sanık ve müdafi, raporun hangi iddiaya dayanak yapıldığını anlayabilmeli, içeriğine cevap verebilmeli ve açıklanmayan noktaları belirtebilmelidir. Dairenin açık talebi okunmasıdır; bu işlevsel değerlendirme ise okuma işleminin savunma bakımından neden gerekli olduğunu açıklamaktadır.
İstinaf aşamasında gelen belgenin önemi burada belirgindir. İlk derece mahkemesindeki savunma, sonradan eklenen bir raporun ayrıntılarına cevap vermiş sayılmaz. Delilin hangi aşamada geldiği, savunmanın o delili tartışma imkânının gerçekten oluşup oluşmadığı bakımından incelenmelidir. Kararda sonraki raporun sanığın kullanımını reddeden savunmasıyla birlikte ele alınması bu nedenle anlamlıdır.
Raporun duruşmada okunması da tek başına onun bütün sonuçlarının doğru olduğu anlamına gelmez. Elde etme dayanağı, teknik açıklamalar ve sanığın itirazları yine değerlendirilmelidir. Usule uygun tartışma, ispat sorununu ortadan kaldıran bir formalite değil, delilin lehine ve aleyhine açıklamaların sınanmasına imkân veren aşamadır.
Başka dosyadaki beyanın bu dosyadaki delil değeri
Daire, istinafta dosyaya gönderilen başka dosya şüphelilerinin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya kararın gösterdiği usullerle dinlenmesini ister. CMK 180 ve 181’e yapılan atıflar, kanundaki koşullar gözetilerek SEGBİS yahut istinabe seçeneklerini de içerir. Karar bütün tanıkların koşulsuz biçimde aynı salonda bulunmasını zorunlu kılan genel bir kural olarak okunmamalıdır.
Başka bir soruşturmada alınan beyanın tutanağı, sanıkla ilgili bilgi içerebilir. Fakat tutanağın bu dosyaya gönderilmesi, beyanın içeriğinin savunma karşısında sınandığını göstermez. Daire, ilgili kişilerin tanık olarak dinlenmesine ve UYAP’tan başka beyanların araştırılmasına yer vererek yalnız belge toplamakla yetinmeyen bir yol tarif etmektedir.
Teknik rapor ile tanık beyanı birbirini açıklayabilir; fakat birinin belirsizliği diğerinin genel ifadeleriyle örtülmemelidir. Hangi tanığın hangi olguyu bildiği, teknik bağlantının hangi bölümünü doğruladığı veya hangi savunmayı ilgilendirdiği gösterilmelidir. Bu değerlendirme, dosyadaki belirli beyanların doğru veya yanlış olduğunu önceden kabul etmeyi gerektirmez.
Kararın uygulamadaki ölçüsü
Kararda TMK 5 uygulamasında fıkranın gösterilmesi ve TCK 53 bakımından kaynakta anılan iptal kararının gözetilmesi yönünden ek bozma nedenleri de vardır. Bunlar dijital delilin elde edilmesi veya aidiyetiyle aynı sorun değildir. Esas delil incelemesiyle yaptırım uygulamasındaki bu eksiklikleri ayrı tutmak, bozmanın kapsamını doğru anlamayı sağlar.
Dijital delil yönünden kararın sunduğu yöntem, verinin kaynağı, teknik anlamı ve duruşmadaki tartışılma imkânını aynı dosya içinde denetlemektir. Kullanımın reddedildiği bir olayda ayrıntılı rapor, dayanak karar ve ilgili beyanlar getirtilmeden; sonradan gelen bulgu savunmaya açılmadan kurulan kanaat, bu bağlantıları yeterince açıklamaz. Kararın önemi, dijital raporu tek başına hüküm üreten belgeye dönüştürmemesinde yatar.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 134, 180, 181 ve 217 — Adalet Bakanlığı resmî derlemesiKaynağı aç