Makale

Arama Motoru Geçmişinin Failiyet ve Kastın İspatındaki Hukuki Sınırları

YazarAv. Ramazan Sertan SafsözAvukat

Yayımlandı
Güncellendi
Arama Motoru Geçmişinin Failiyet ve Kastın İspatındaki Hukuki Sınırlarıwww.adlibilisim.org

Arama motoruna yazılmış bir sorgu, kişinin belirli bir bilgiye yöneldiğini gösterebilir. Ancak sorgunun varlığından doğrudan suç işleme kastı çıkarılamaz. Aynı ifade mesleki çalışma, haber takibi, mağduriyetin anlaşılması, akademik araştırma veya suç hazırlığıyla ilişkili olabilir. Ceza muhakemesinde bu olasılıkların soyut biçimde sıralanmasıyla yetinilmez. Sorgunun kime ait olduğu, hangi zamanda yapıldığı ve olayın diğer delilleriyle nasıl ilişkilendiği araştırılır.

Arama geçmişi özellikle failiyet ve manevi unsur tartışmalarında güçlü görünme eğilimindedir. Kişinin düşüncesine doğrudan ulaşılmış izlenimi verebilir. Oysa kaydın ilk anlattığı şey teknik bir etkinliktir. Bu etkinlikten niyet, bilgi veya amaç sonucuna geçiş, ayrıca gerekçelendirilmesi gereken bir çıkarımdır. Sorgunun rahatsız edici ya da suçla ilişkili kelimeler içermesi, bu gerekçe ihtiyacını azaltmaz. İspat, kelimenin çağrışımından değil somut olayla kurulan bağdan doğar.

Sorgunun kaynağı ve gerçekten gönderilmiş olması

Arama kutusunda görünen metin, hizmete gönderilmiş sorguyla aynı olmayabilir. Otomatik tamamlama önerisi, önceki arama hatırlatması veya yazılmaya başlanmış ifade ekranda yer alabilir. Google'ın otomatik tamamlama açıklamaları, önerilerin ayrı bir sistem tarafından üretildiğini gösterir. Bu nedenle ekran görüntüsündeki her ifade, kişinin tamamlayıp gönderdiği sorgu gibi değerlendirilmemelidir. Gönderim olgusunun hangi kayıtla doğrulandığı açıklanmalıdır.

Yerel tarayıcı geçmişindeki arama adresi, hesap etkinlik kaydı ve hizmet sağlayıcının sorgu kaydı farklı veri kaynaklarıdır. Aynı sorgu birden fazla yerde görünüyorsa bunların ortak kökeni araştırılır. Tek olayın eşitlenmiş kopyaları, birbirinden bağımsız çok sayıda arama yapıldığı anlamına gelmez. İnceleme, sorgu sayısını ve tekrarını belirlerken kopya kayıtları ayırmalıdır. Aksi halde kişinin konuya ilgisi olduğundan yoğun görünebilir.

Sesli arama veya başka uygulamadan başlatılan aramada metnin oluşma yolu da önem taşıyabilir. Otomatik çözümleme hatası, bağlamdan kopuk kayıt veya başka kişinin cihazı kullanması ileri sürülüyorsa somut teknik verilerle değerlendirilir. Bu ihtimaller her sorguyu şüpheli hale getirmez. Ama kaydın üretim yöntemi bilinmeden metnin birebir kişinin kendi seçtiği ifade olduğu kesinleştirilemez. Rapor, veri kaynağının sağladığı ayrıntı düzeyini korumalıdır.

Hesap geçmişi ile gerçek kullanıcı arasındaki ilişki

Arama geçmişinin belirli hesaba kaydedilmesi, hesabın olay anındaki kullanıcısını otomatik olarak belirlemez. Ortak bilgisayar, açık bırakılmış oturum, eşitlenen cihazlar veya hesap ele geçirilmesi farklı açıklamalar sunabilir. Google'ın yardım belgeleri, hesap geçmişi ile tarayıcı geçmişinin ayrı yönetilebildiğini belirtir. Bu ayrım, incelenen kaydın cihazdan mı yoksa hesaptan mı geldiğinin açıklanmasını gerektirir.

Hesabın kayıtlı sahibinin uzun süredir aynı kişi olması, aidiyet için anlamlı olabilir. Ancak suç tarihindeki sorguyu ona bağlamak için ilgili oturum ve cihaz verileri de değerlendirilir. Bir cihazın belirli kişiye ait olduğu biliniyorsa, ortak kullanım veya uzaktan erişim iddiası somut koşullarda araştırılır. Her teorik ihtimalin gerçekleştiği varsayılmaz. Buna karşılık fiili kullanım sorununu yalnız hesap adını tekrar ederek çözmek de mümkün değildir.

Sorguyla yakın zamanda başka kişisel işlemlerin yapılmış olması yardımcı delil olabilir. Bu işlemlerin aynı oturumdan ve aynı cihazdan geldiği gösterilebiliyorsa kullanıcı bağlantısı güçlenebilir. Fakat eşzamanlı oturumlar veya otomatik işlemler varsa zaman yakınlığının anlamı sınırlanır. Raporda hangi ilişkinin doğrudan kayıtla, hangisinin yorumla kurulduğu ayrılmalıdır. Gerçek kullanıcı tespiti, arama içeriğinin suçlayıcı görünümünden bağımsız biçimde yapılmalıdır.

Kastın kanuni unsurlarla ilişkilendirilmesi

TCK 21 bakımından kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesiyle ilgilidir. Bir konu hakkında bilgi aramak, o konudaki bütün eylemleri gerçekleştirmek istediğini göstermez. Sorgu, kişinin belirli bilgiden haberdar olduğunu veya belirli hazırlıkla ilgilendiğini destekleyebilir. Ancak hangi suç unsuruna nasıl katkı sağladığı açıklanmalıdır. “Suçla ilgili arama yaptı” ifadesi bu bağlantının yerine geçmez.

Bilgi sahibi olma ile suç işleme amacı aynı değildir. Bir yazılımın nasıl çalıştığını araştırmak, güvenlik açığından yararlanmak istediğini zorunlu kılmaz. Bir suçun yaptırımını araştırmak da kişinin o suçu işlediğini kabul ettiği anlamına gelmez. Hukuki yardım arama veya kendisine yöneltilen iddiayı anlama ihtimali somut bağlamda değerlendirilebilir. Ceza yargılaması, bilgi edinme davranışını tek başına suç kastına dönüştürmemelidir.

Sorgunun çok belirli olması, olayla ilişkisinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Bununla birlikte ayrıntının kamuya açık kaynaklardan öğrenilip öğrenilemeyeceği araştırılır. Haberlerde yer alan bilgiyle yalnız olayın katılanlarınca bilinebilecek ayrıntı aynı açıklama gücüne sahip değildir. Yine de tek bir ayrıntının örtüşmesi, diğer delillerden bağımsız kesin failiyet oluşturmaz. İlişkinin özgüllüğü ve alternatif açıklamaların gücü birlikte tartışılır.

Kast değerlendirmesi yalnız arama metninin diline de dayanamaz. Kısa veya eksik sorgular, olumsuz ifadeler ve alıntılanmış kelimeler bağlamdan koparıldığında yanlış anlaşılabilir. Yabancı dilde sorgu varsa çevirinin anlamı daraltıp daraltmadığı kontrol edilir. Arama motorunun kendiliğinden düzelttiği ifade ile kullanıcının yazdığı ifade farklı olabilir. Kaynak kayıt bunları ayırıyorsa, raporun da aynı ayrımı koruması gerekir.

Suçtan önceki ve sonraki aramaların farklı açıklama gücü

Aramanın suçtan önce yapılmış olması, hazırlık iddiasını değerlendirmede anlam taşıyabilir. Ancak yakın zaman tek başına amaç birliği göstermez. Sorgunun konusu, sonraki davranışlar ve diğer hazırlık delilleri birlikte incelenir. Suçtan çok önceki genel ilgiyle olaydan hemen önceki ayrıntılı arama arasında fark bulunabilir. Bu farkın hukuki anlamı, yalnız süreye değil bütün olay bağlamına dayanmalıdır.

Suçtan sonraki arama, önceki kastın doğrudan kanıtı gibi kullanılmamalıdır. Kişi olayın haberlerini izlemiş, mağdurun durumunu öğrenmeye çalışmış veya kendi sorumluluğunu anlamak istemiş olabilir. Buna karşılık suçun sonuçlarını yönetmeye yönelik davranışlarla birlikte değerlendirilen aramalar farklı anlam taşıyabilir. Mahkeme, sonraki davranıştan önceki niyete hangi gerekçeyle ulaştığını açıklamalıdır. Zaman sırasını görünmez kılan genel geçmiş dökümü yeterli değildir.

Teknik saatlerin doğruluğu bu ayrımda belirleyici olabilir. Hesap kaydı UTC, cihaz yerel saat kullanıyorsa aynı olay farklı günlerde görünebilir. İnceleme yazılımının dönüşümü ve ham zaman değeri denetlenmelidir. Olay saati yaklaşık biliniyorsa, arama zamanı kesin gösteriliyor diye ilişki de kesinleşmez. Her iki zamanın belirsizlik aralığı birlikte ele alınır. Dakikalık farklar üzerine kurulan hukuki çıkarım, saat kaynağındaki hatadan etkilenebilir.

Arama dizisinin bağlamı ve seçme yanlılığı

Tek bir sorgu, önceki ve sonraki aramalardan koparıldığında anlam değiştirebilir. Aynı oturumda konu hakkında farklı görüşlerin veya güvenlik önlemlerinin araştırılması, ilk sorgunun yorumunu etkileyebilir. Ancak bu bağlam ihtiyacı kişinin bütün geçmişinin sınırsız biçimde incelenmesi gerekçesine dönüştürülmemelidir. Somut isnadı anlamak için gerekli zaman ve konu çevresi belirlenir. İnceleme hem bağlamı korumalı hem ilgisiz özel bilgileri ayırmalıdır.

Çok geniş geçmiş içinde yalnız suçla benzeşen birkaç kelimenin seçilmesi, gerçekte bulunmayan düzenli hazırlık görüntüsü yaratabilir. Seçim ölçütünün açıklanması bu nedenle önemlidir. Hangi sözcüklerin arandığı, hangi tarih aralığının incelendiği ve uyuşmayan kayıtların nasıl değerlendirildiği raporda gösterilebilir. İddianın kurulmasından sonra yalnız onu destekleyen sonuçların seçilmesi, teknik araştırmanın güvenilirliğini azaltır. Karşıt veya açıklayıcı bulgular da değerlendirmeye dahil edilmelidir.

Tekrarlanan sorguların sayısı da dikkatle yorumlanmalıdır. Sayfanın yenilenmesi, eşitleme veya aynı sorgunun farklı kaynaklarda tutulması tekrar gibi görünebilir. Gerçek tekrar bulunduğunda ise bunun amacı ayrıca değerlendirilir. Bir konuyu çok araştırmak, her durumda o konuda suç işleme iradesi göstermez. Yoğunluğun ispat değeri, araştırmanın içeriği ve olayın diğer davranışlarıyla birlikte belirlenir. Salt sayı, hukuki anlamın yerine geçmez.

Arama sonucu ile kullanıcının öğrendiği bilgi

Sorgunun gönderilmiş olması, sonuç listesindeki bütün içeriklerin açıldığını göstermez. Sonuç sayfası, tıklanan bağlantı ve ziyaret edilen içerik ayrı kayıtlar olabilir. Kişinin belirli bilgiyi öğrendiği ileri sürülüyorsa, bu bilgiye erişimin hangi verilerle desteklendiği açıklanmalıdır. Arama motorunun sonuç üretmesiyle kullanıcının sonucu okuyup anlaması aynı olgu değildir. Teknik kaydın göstermediği zihinsel süreç varsayımla tamamlanmamalıdır.

İnceleme günü aynı sorguyu yeniden yapmak, olay tarihindeki sonuç listesini birebir oluşturmayabilir. Sonuçlar zaman, konum, hesap ayarları ve hizmetteki değişikliklerden etkilenebilir. Bu nedenle sonradan yapılan arama, geçmişte kullanıcının kesin olarak ne gördüğünün doğrudan kanıtı sayılmaz. Olay tarihinden korunmuş içerik veya ilgili kayıt varsa ayrıca değerlendirilir. Yeniden arama, teknik araştırmaya yardımcı olabilir, fakat tarihsel görünümle eşitlenemez.

Arama sonuçlarındaki otomatik özetler veya önerilen sorular da kullanıcının yazdığı metin değildir. Ekran görüntüsünde birlikte bulunmaları, bütün ifadelerin kullanıcıya ait olduğu izlenimi yaratabilir. İnceleme, gönderilen sorguyu hizmetin ürettiği yanıt ve önerilerden ayırmalıdır. Bir otomatik açıklamanın kayıtta bulunması, kişinin o açıklamayı benimsediğini veya içindeki eylemi yapmak istediğini kanıtlamaz. İçerik kaynağı, kast yorumundan önce belirlenmelidir.

Mesleki ve kişisel açıklamaların sınanması

Gazetecilik, akademik çalışma, hukuk hizmeti ve güvenlik araştırması suçla ilgili kelimelerle arama yapılmasını gerektirebilir. Böyle bir açıklama ileri sürüldüğünde çalışma konusu, zamanlaması ve varsa ilgili belgeler değerlendirilir. Açıklamanın varlığı bütün sorguları otomatik olarak meşru amaçla yapılmış hale getirmez. Buna karşılık mesleki bağlamı hiç araştırmadan arama kelimelerini suç kastının kanıtı saymak da eksik inceleme oluşturabilir.

Mağduriyet veya güvenlik endişesi nedeniyle yapılan aramalar da benzer içerik taşıyabilir. Kişi hesabının nasıl ele geçirildiğini, cihazındaki zararlı yazılımı veya kendisine yönelen tehdidi anlamaya çalışıyor olabilir. Bu ihtimal, olay öncesi bildirimler, teknik servis kayıtları veya ilgili iletişimle desteklenebilir. Mahkeme, açıklamanın olayla uyumunu değerlendirir. Sanığın her aramaya ilişkin geçmiş amacını eksiksiz kanıtlaması beklenerek ispat yükü tersine çevrilmemelidir.

Merak veya genel bilgi edinme açıklaması daha az belge bırakabilir. Belge bulunmaması, bu açıklamanın mutlaka yanlış olduğunu göstermez. Ancak diğer delillerle açık çelişki varsa gerekçeli biçimde tartışılabilir. Değerlendirme, soyut olarak herhangi bir masum açıklama bulunabildiği için bütün delilleri etkisiz saymakla, yalnız suçlayıcı yorumu mümkün kabul etmek arasında kurulmalıdır. Somut verinin hangi açıklamayı ne ölçüde desteklediği gösterilmelidir.

Silme, saklama ve eksik geçmiş

Arama geçmişinin bir bölümünün bulunmaması, bilinçli delil gizleme sonucunu tek başına taşımaz. Hesap ayarları, otomatik silme, farklı cihaz veya hizmet değişikliği kaydın kapsamını etkileyebilir. Google'ın yardım belgesi, hesap geçmişinin ve tarayıcı geçmişinin ayrı yönetilebildiğini ve otomatik silme seçeneklerini açıklar. Bu özelliklerin olayda etkin olup olmadığı ayrıca belirlenir. Genel ürün özelliği, somut ayarın kanıtı değildir.

Kişinin belirli sorguları sildiği tespit edilirse, işlemin zamanı ve bağlamı araştırılır. Gizlilik amacıyla düzenli temizlik ile soruşturmayla bağlantılı seçici silme farklı açıklamalara sahip olabilir. Bununla birlikte silme davranışı, silinen içeriğin bütün ayrıntılarını veya önceki suçun işlendiğini kendiliğinden kanıtlamaz. Hangi kaydın silindiği bilinmiyorsa, içeriği varsayımla doldurulamaz. Silmenin ispat değeri mevcut delilin sınırı içinde değerlendirilmelidir.

Hizmet sağlayıcının “veri yok” cevabı da hangi kapsamda verildiğine göre okunur. Talep edilen hesap yanlış tanımlanmış, tarih aralığı eksik veya veri artık saklanmıyor olabilir. Cevabın nedenini açıklayan ek bilgi mevcutsa rapora yansıtılır. Aynı sorgunun başka cihazdaki kaydı bulunması, sağlayıcı cevabının mutlaka yanlış olduğunu göstermez. Farklı kaynaklar farklı saklama düzenlerine sahip olabilir. Kaynaklar arasındaki çelişki önce bu teknik kapsam farklarıyla incelenmelidir.

Özel hayat ve soruşturmanın sınırlandırılması

Arama geçmişi sağlık, inanç, aile ilişkileri ve başka özel alanlara ilişkin yoğun bilgi içerebilir. Anayasa'nın özel hayatın ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin güvenceleri, bu verilerin adli amaçla kullanılmasında da önem taşır. Somut suç şüphesi, ilgili verinin hangi kapsamda araştırılacağını açıklayan gerekçeyle ilişkilendirilmelidir. Teknik olarak bütün geçmişe erişilebilmesi, bütün içeriğin sınırsız biçimde kullanılmasını kendiliğinden haklı kılmaz.

Yerel cihaz araması ile uzak hesaptan veri temini farklı usul sorunları yaratabilir. İnceleme için uygulanabilir yetki ve karar kapsamı belirlenir. Kullanıcının kendi geçmişini sunmasıyla soruşturma makamının cihazı veya hesabı araştırması aynı temin yolu değildir. Hukuka uygunluk, verinin ilginç veya suçla bağlantılı görünmesinden bağımsız olarak değerlendirilir. CMK 217'nin hukuka uygun delil koşulu, arama geçmişi bakımından da geçerlidir.

Savunmanın bağlamı gösterebilmesi için ilgili çevresel kayıtlar erişilebilir olmalıdır. Ancak ilgisiz özel verilerin gereksiz yayılması önlenebilir. Uygun erişim sınırları ve veri ayıklama yöntemleri, hem kişisel verileri korumaya hem etkili tartışmayı sağlamaya hizmet eder. Yalnız suçlayıcı sorguların verilip açıklayıcı çevresinin kapatılması, delilin anlamını daraltabilir. Mahkeme, koruma tedbirlerini kişisel isnadın denetlenebilirliğini gözeterek değerlendirmelidir.

Bilirkişi bulgusu ile hukuki yorumun sınırı

Bilirkişi, sorgunun hangi kaynaktan çıkarıldığını, zamanını, hesap veya cihaz ilişkisini ve teknik belirsizliklerini açıklayabilir. Kişinin suç kastıyla hareket ettiği sonucunu yalnız anahtar kelime eşleşmesine dayanarak kesin teknik tespit gibi sunmamalıdır. Manevi unsurun değerlendirilmesi, bütün delillerle birlikte hukuki muhakeme gerektirir. Teknik rapor bu muhakemeye veri sağlar, mahkemenin yerine geçmez.

Raporun sorguları sınıflandırmak için otomatik yöntem kullanması halinde yöntem ve hata ihtimali açıklanır. Sözcük eşleşmesi, bağlamı veya olumsuz anlamı kaçırabilir. Aynı sözcüğün farklı alanlarda kullanılması da yanlış sınıflandırmaya yol açabilir. Otomatik olarak “suç hazırlığı” etiketi verilen kayıt, ayrıca insan tarafından ve somut olay içinde incelenmelidir. Yazılımın verdiği kategorinin hukuki suç unsuruyla aynı olduğu varsayılamaz.

Mahkemenin gerekçesi, arama geçmişinin diğer deliller içindeki yerini göstermelidir. Sorgu, belirli bilgiye sahip olmayı mı, hazırlık davranışını mı, faille olay arasındaki ilişkiyi mi desteklemektedir sorusu cevaplanmalıdır. Aynı kaydı bu farklı sonuçların hepsine ayrı kanıt gibi kullanmak, delilin gücünü yapay biçimde artırabilir. Bir çıkarım diğerine dayanıyorsa bağımlılık açıklanır. Kayıtların sayısı kadar, muhakemenin yapısı da denetlenebilir olmalıdır.

Arama geçmişi, kişiye atfedilen fiili başka delillerle anlamlandıran güçlü bir yardımcı kaynak olabilir. Ancak düşünce ve bilgi edinme alanıyla cezalandırılabilir davranış arasındaki sınır korunmalıdır. CMK 223 bakımından suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olup olmadığı, sorgunun çağrıştırdığı ihtimallerden daha somut bir değerlendirme gerektirir. Sorguyu kimin yaptığı, ne zaman yaptığı ve hangi suç unsuruyla ilişkilendirildiği açıklanmadıkça, kelimelerden niyete uzanan yorum hukuki ispatın yerini tutmaz.

Kaynaklar

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, özellikle m. 20–22, 30, 37–39, 106–107, 158 ve 243–245/AErişim: Kaynağı aç
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, delil toplama, bilirkişilik, dijital arama ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerErişim: Kaynağı aç
  3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, özellikle m. 13, 20, 22, 36, 38 ve 90Erişim: Kaynağı aç
  4. Google Search Help, Find & erase your Google Search history; hesap geçmişi ve yerel geçmiş ayrımıErişim: Kaynağı aç
  5. Google Chrome Help, Check or delete your Chrome browsing historyErişim: Kaynağı aç
  6. Google Search Help, How Google autocomplete predictions workErişim: Kaynağı aç